Yeni Dizayn ve Yeni Özellikler

LYS Tecrübelerim | Sınav Tecrübem #11 | Furkan Bahadır Ata

Öncelikle şunu söylemeliyim ki bana bu imkanı sağlayan Ömer Tarık KOÇ’a çok teşekkür ederim.Yaklaşık 1 senedir burayı takip ediyorum ve inanın geçen seneki başarı hikayelerini okuduğumda kendi hikayemi yazmayı çok arzulamıştım.Ve çok şükür ki bugün işte bu blog için kendi yazımı kaleme alıyorum ve lys tecrübelerimi sizinle paylaşıyorum.

Tanıtayım kendimi hemen.İsmim Furkan Bahadır ATA. Konya’da bir Anadolu Lisesi’nden mezunum.

Ailemin tekliflerine rağmen özel bir okula geçmek istemedim.Biliyorum ki bir insan isterse her yerde başarıyı yakalayabilir.Yeter ki sınırları ve dogmaları aklından çıkarsın.

Kendinizi tanıyın

İnsan öncelikle ne istediğine karar vermelidir.Sizin için ailenizin,öğretmenlerinizin vb. ne istediği değil, sizin ne istediğiniz önemlidir.

Lisenin başında Hukuk okumak istediğimi aileme ilettiğimde kararıma saygı duydular ve 10.sınıfta eşit ağırlığa geçmeme izin verdiler.Çünkü yeteneklerimin veya ilgilerimin farkındaydım.Örneğin kitap okumaktan,tarih hakkında araştırma yapmaktan,siyaseti takip etmekten,felsefe ve sosyoloji gibi bilimlerden hoşlanıyordum.

Siz de işe kendinizi tanımakla başlayın.Kendinize tek bir hedef koyun.Bakın B-C-D… planlarınız olmasın demiyorum ancak A planı her zaman daha baskın olmalıdır.

Unutmayın;

Bir amaca bağlanmayan ruh yolunu kaybeder; çünkü her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.

Sınavın önemini kavrayın

Hayatınızın belli dönemlerinde sancılı anlar olacaktır. Bu sancıları doğru bertaraf eden ise geri kalan hayatında adımlarını daha sağlam atacaktır.Elbette ki her şey sınav değildir.Ancak ileride kendinize,ailenize ve en önemlisi ülkenize sağlayacağınız katkıları düşününce aslında bu sınavın gelecek için ne kadar önemli bir adım olduğunu anlayacaksınız. O yüzden sınav döneminde hatta sadece sınav değil hayatınızın her alanında şöyle bir felsefeniz olmalı :

ÜŞENME!

ERTELEME!

VAZGEÇME! 

Kendinize motivasyon kaynağı bulun

Her insan bir hedef uğruna yaşar.Zannetmiyorum ki hayatında hiçbir amacı olmayan insan yaşayabilsin.

Sizin de bir hedefiniz olmalı.Örneğin ben küçüklüğümden itibaren İstanbul sevdasıyla yetişmiş bir insanım.İstanbul’dan uzak bir şehirde yaşıyor olmam benim için İstanbul’u çok daha çekici kılıyordu. Sınav döneminde bunaldığım zamanlar kendime telkin verirdim : ‘’İstanbul için’’ diye. Siz de kendinize bir kaynak bulun ve gerektiğinde vurun kazmayı. Bu istediğiniz bölüm olabilir,şehir olabilir ve yahut da üniversite olabilir. Vazgeçmeye her yaklaştığınızda bunu aklınıza getirin.

Mesela bir motivasyon kaynağım da dediğim gibi burada kendi hikayemi yazmaktı.

Ailenizin ve çevrenizin duasını da arkanızda hissettikçe inanın bana motivasyonunuz her daim yüksek olur.

Kendinizle konuşun

Sınav dönemi her zaman konuşacak insan bulamayabiliyorsunuz.Okulunuzdaki arkadaşlarınız,tabi siz de, sınava odaklandığı için belki dertleşmeye bile zihninizi ayıramayabilirsiniz.

İşte bu dönemde yalnız kalmaya alışmanız gerekebilir.Eğer çok sosyal bir insansanız bu sizi birazcık zorlayabilir.Ama zamanla her şeye alışacağınıza inanıyorum.Çünkü bir hedefiniz var.

İşte bu yalnızlık dönemlerinde örneğin bir akşam dışarı çıkın ve kendinizle konuşun.Gerçekten aklınızdan geçirdiğiniz veya bilinçaltınızın bir köşesinde kalmış söylemlerin dışarıya nasıl fışkırdığını göreceksiniz.Kendi psikolojinizi kendinizin kontrol etmesi gerekir.Başkalarından fayda beklemeyin ve herkesin samimiyetine güvenmeyin.

Hiç olmazsa o gün yaptıklarınızı,ertesi gün ki hedeflerinizi kendinize açık bir şekilde söyleyin ki çalıştığınıza inanın.Bazen,ciddiyim bu konuda, çalışmalarınız size yeterli gelmeyecektir.Aslında tamamen bir kuruntudan ibaret.Siz yeter ki çalıştığınıza inanın ve sonuçlarını bekleyin.

 

İyi hoş da nasıl çalışacağız biz

Aslında inanın bu soruya nasıl cevap verilir bilmiyorum.Bakın ben geçen sene bu bloğu veya diğer eğitim forumlarını takip ederken derece yapmış insanların nasıl çalıştığını okurdum sürekli. Ama hiçbir zaman şöyle düşünmedim : ‘’Bu çalışmanın aynısını uygularsam ben de başarılı olurum.’’  Hayır yok öyle bir şey. Her öğrenci kendi seviyesi nispetinde çalışır.Temeli iyi olan elbette diğerlerine göre daha hafif çalışacaktır.Ama sizin temeliniz iyi değilse o adamın çalışma prensibini benimsemek inanın size hiçbir şey katmaz.O yüzden en başta dediğime geldim aslında : Kendinizi tanıyın. 3 sene boyunca ne yaptınız, kendinizi ne kadar geliştirdiniz bunlara dikkat edin.

 

Bol bol deneme

İşte bu.Bu işin püf noktası denemedir. Bakın ben ilk YGS denememi Mart’ta çözmüştüm.Konularım bitmiş miydi ? Hayır. İyi bir sonuç elde ettim mi? Hayır. E peki niye çözdüm ? Çünkü soru tarzlarına çok erken alışabilmek için.Konularınız bitse de bitmese de yavaştan denemeler yapın kendinize.İsterse hedefinizin çok altında olsun.Siz o denemeyle inanılmaz bir tecrübe kazanacaksınız.

Deneme Nasıl Analiz Edilir?

İşte bu tarz konularda tecrübeli birinden yardım almak çok daha mantıklı. Ben de çeşitli yerlerden öğrendiğim kadarıyla ve kendim de üstüne bir şeyler katarak şöyle bir yol izlerdim.

Denemeyi çözdüm yanlışlarımı kontrol ettim. (Kontrol ederken hile yapmayın,yanlışlarınızı görmezden gelmeyin)

1-)Öncelikle çözümlü deneme ise çözümlerine bakmadan önce yanlışlarınıza bir daha göz gezdirin ve yapmaya çalışın.

2-) 2.defa yapamadıysanız artık çözümlerine bakabilirsiniz.

3-) ‘’Yanlışlara baktım artık öğrendim’’ diye düşünmeyin. Çünkü daha doğru yaptıklarınız var J Sınav esnasında zorlandığınız veya çok uzun düşündüğünüz ama doğru yaptığınız sorular olacaktır.Bunlar bir daha gelse yapamam diyorsanız onların da cevabına bakın.Bazen gerçekten kısa yollar öğrenebiliyorsunuz.Ve hızlı bir tekrar oluyor aslında.

4-) Tamam her şeye baktım at çöpe. Hayır! Yanlış yaptığınız veya hoşunuza giden soruları kesip bir deftere yapıştırın ve sorular arasına boşluk bırakın ki cevaplarını oraya yazabilesiniz.Ben mesela son hafta o sorulara göz gezdirmiştim.

5-) Bunu ister yapın ister yapmayın ama ben Mart’tan itibaren çözdüğüm denemelerin tamamını bir kağıda yazdım. Ve 1 sene sonra ona baktığımda ne kadar ilerlediğimi kendi gözlerimle gördüm.Sene içinde baktığınızda bu tarz şeyler sizi motive edebilir.

E Peki LYS Ne Olacak?

Aslında yazı başından beri değinmediğim ama öneminin ne kadar fazla olduğunu size bir örnekle vereceğim kısma geldik. Bakın hiçbir şey söylemeden önce sadece ygs  ve lys sonucumu aktaracağım size :

YGS-5 : 21.511

TM-3 : 340

Sanırım bir şey söylememe gerek kalmadı

Özellikle eşit ağırlıkçılar için LYS’nin önemi çok daha fazla.Çünkü benim yaptığım gibi eğer Fen çözmediyseniz önünüzde büyük miktarda sayısalcı olacaktır.Bu yüzden sizin LYS’de ileri çekmeniz çok daha olası.

YGS zamanında LYS’ye bakmazsanız bu sizin için hayatınızın hatası olur.YGS bir şekilde toparlanır ama LYS’yi toparlamanız imkansız.Konular çok fazla ama halledilemez değil.Asla yetişmeyecek kaygısı olmasın içinizde.Düzenli bir şekilde çalıştıktan sonra hepsini tokatlarsınız evelallah

Örneğin ben şöyle bir program izlemiştim yaz için : 4 gün LYS, 3 gün YGS.

LYS günlerinin sabahında ise YGS denemesi çözüyordum.Bu da aslında her gün YGS çalışmak manasına gelir ama LYS’yi de aksatmamış oluyordum.

Az kaldı

Sadece dişinizi sıkın.Ben hep şöyle düşünürdüm bu zamanlar. ‘’Seneye bu sıralar kim bilir hangi üniversiteyi tercih edeceğim.’’ İşte bunu düşünerek motive olun. Mart ve Haziran’da çok sevdiğiniz bir insan gelecekmiş gibi düşünün.Telaşlanmayın.

 

İşin teknik detaylarından çok psikolojik boyutlarına değindim.Umarım faydalı olabilmişimdir.Allah gönlünüze göre versin.

 

 

 

Yazar Hakkında

Edebiyat, felsefe, sosyoloji, ekonomi, siyaset gibi alanlara ayrı bir ilgim vardır. Kitap okumak hayatımın bir parçası ve her düşünceye sahip kitapları da okumaya çalışırım. Yaklaşık 4 senedir ney üflüyorum. Fotoğrafçılık.. Biraz da bilgisayar oyunları...

Yorumlar kapatıldı