Yeni Dizayn ve Yeni Özellikler

Pıt pıt!

Yalnız bir gündü. Streç film çekilmiş duyguları onu arıyordu. Önündeki çekici bayanı fark etmemişti bile. Bir şeyler yanlış gidiyordu. Evet! Kesinlikle yanlış bir şeyler vardı bu denizde!

Gün karanlık, deniz sarı, vapur sessizdi. Pıt pıt!

İşte bir ses duydu. Nasıl olabilir?

Şeker atılmamış çayını karıştırması kötüye işaretti. Nasıl da fark edememişti! Küçük bir küfür savurdu kendine. İnsanın kendi benliğine dokundurması kadar canını acıtan bir şey yoktu onun için. Rüyada olmalıydı. Uyanmak istiyordu. Bir cimcik attı koluna. Nafile!

Ağaçlar gözünde canlanmaya başladı. Bir o yana bir bu yana, bir beşik gibi. Gözleri karardı. Şimşekler çakıyor olabilirdi. Belki de yağmur çiseliyordu. Fark etmedi.

Evet işte bulmuştu. Başı ağrıyordu. Migren mi vardı ne? Hayır hayır böyle şeyler düşünmemeliydi. Başına gelirdi insanın kötü şeyler düşlerse. Hem geçenlerde halası ölmemiş miydi kanserden? Ne kanseriydi o? Şimdi hatırlayacaktı. Hafızası hep geriden takip ederdi. Evet evet! Akciğer olmalıydı. Akciğer kanseri ya. Hani hep televizyonda sigaranın kötülüğünü anlatırken bahsederler ya, işte tam o kanserden. Halası sigara da içmezdi halbuki-bildiği kadarıyla- Kendini rahatsız hissetti birden. Keşke bir ziyaretine gitseydi kadının. Başı ağrımaya başladı yine.

Küçükken hep buralara gelmeyi hayal ederdi. Mavinin sonsuzluğunu bulacağı yerlere. Düşler ülkesinin başkenti derdi. Birkaç kartpostal bulmuştu çocukken. Nasıl da keyfi yerine gelirdi kartpostaldaki yeri düşlediğinde. Oysa ulaşınca hedefine, erince vuslata… Hayaller! Ah o hayaller yok muydu! Neler gelivermişti başına. Onca iş güç derken düşünmeye fırsat bulamamıştı.

Şimdilerde düşünemiyordu. Işıklar gözüne çarpmaya başladı. Akıyordu hayat ondan habersizce. Kaçması gerekirdi. Ha işte bulmuştu. Kaçabilirdi. Hem imkanı da vardı. Ne kadar da zekiydi!

Bir karaltı gördü arabaların arasında süzülen. Gelme! diye bağırdı. Yaklaşma! demesi fayda etmedi. Karartı geliyordu, arabalara aldırmadan. Pıt, pıt, pıt!

Bir karaltı kaldırım tarafından gelmeye başladı. Pıt, pıt, pıt! Başka bir tanesi önündeki büfeden çıktı. Gelmeyin! İstemem hiçbirinizi! Benim, hepsi benim!

Koştu. Nefes nefese kalasıya koştu. Hayat boyu koşmuştu, son bir kez daha koştu.

Baş ağrısını hissetmedi koşarken.

Hayatı gördü önce.

Maviyi gördü sonra.

Uzaktan.

Yaklaştı mavi.

Uzaklaştı karartılar.

Ulaştı sonunda

sonsuzluğuna mavinin.

Pıt…

Yazar Hakkında

Kişisel blog şeklinde başlayan bu girişim ardındaki ekip sayesinde bir serüvene dönüştü.

Yorum Bölümü 3 yorum