Sınav Tecrübem #4 | Ömer İlter

sınav tecrübem ömer ilter sınav maratonu

Sınav Maratonu Nasıl Koşulur?

YGS-LYS ile ilgili bugüne kadar birçok şey yazılıp çizildi. Bu sınavlarla ilgili okuyabileceğiniz pek çok yazı vardır. “Sınava nasıl çalışılır? Sınav stresi nasıl yenilir? Hangi kaynaklar çözülür? Ders çalışma programı nasıl hazırlanır? vb” birçok soruya cevap veren yazılardır bunlar. Bu konuların artık yeterince anlatıldığını düşünüyorum. Herkesin bildiği şeylerdir çünkü. Bu yüzden bugünkü yazıda farklı şeylere değineceğim.

Kendi tecrübelerime ve gözlemlerime dayanarak bazı şeyler anlatacağım sizlere. Biraz ezberbozan bir yazı olabilir. Hazır olun.

2015 yılında yerleşmiş biri olarak en sevmediğim sorulardan biri “Nasıl çalıştın? Söyle biz de yapalım. “sorusudur. Hani derler ya “başkasının yaptığı asfalttan yürüyeceğine kendi yaptığın patikadan yürü” bu yüzden en verimli çalışmanın kişinin kendisinin belirleyeceği planla olacağını düşünüyorum. Plan demişken de size tavsiye: Asla aylık veya yıllık plan yapmayın. Uyan varsa tebrik ediyorum. Genellikle bu tip planlarda bir aksama olursa olay kopup gidiyor. Bir gün çalışmayınca o bütün programı etkileyebiliyor. İnsanlar hazırlıyor programı, 1.gün, 2.gün…. sonra 5.gün programı uygulamıyor ve tüm plan çöpe. Sürekli ertelemeler ve sonunda hüsran. Bence insanlar en çok program hazırlarken zaman kaybediyor. Hazırlayacakları zamanı ders çalışmaya ekleseler inanın daha başarılı olacaklar. Bir de program hazırlayınca hep aynı bahaneler oluyor: “Tamam; hazırladım programı yarın başlıyorum, hafta başında başlayacağım, bugün maç var yarın sabahtan başlarım vs.” O yüzden eksiklerinizi tespit edin, kaynaklarınızı alın ve kendinizi asla şartlamayın. Bazen bir konuyu bitirmek uzun zamanınızı alır. Hesapladığınızdan çok vaktiniz gidebilir, acil işiniz çıkabilir, bunalabilirsiniz. Bu tip durumlarda kendinizi aylık bir programa uymak zorunda hissetmek sizi daha da zor durumda bırakabilir. İpin ucunu kaçırabilirisiniz. O yüzden o gün karar verin ne çalışacağınıza. Yalnızca ana odaklanın. İnsanın sabrı ancak içinde bulunduğu duruma yeter. Geçmiş için üzülüp geleceğe dönük plan yapmaktansa sadece içinde olduğunuz anı iyi değerlendirin.

Çalışmanın nasıl olduğunu verdikten sonra temel meseleye geliyorum. Devamlılık ve sebat yani asla yılmamak. Şu andan itibaren yaklaşık 7 buçuk aylık bir zaman var. Bu 225 günün mümkünse 225’inde de çalışın. Günde yarım saat olsa bile… Asla yılmayın. Bir deneme iyi yapıp sonra düşebilirsiniz. Netlerinize güvenmeyin, asla gevşemeyin, garanti görmeyin işinizi. Unutmayın ki her şey 160 dakikada olup bitecek. Birçok şey sınav anına bağlı. Bu da gevşememenin önemini bizlere gösteriyor. En önemlisi de sadece kendinizle yarışın ve çevrenizden etkilenmeyin. Kendimden örnek vereyim. Ben ortalama çalışan bir öğrenciydim ama şunu söyleyebilirim ki her gün çalıştım. Kimi insan olur evde çalışır, okulda çalışmaz; kimi tersini yapar. Ben böyle olmadım. Her gün yarım saat-bir saat de olsa çalıştım ama tatiller dahil ortalama olarak günde en fazla 2-3 saat çalışmışımdır. Çalışmayı da fazla abartmayın. Bir gün 6 saat çalışıp ertesi gün yatmayın.

TAVSİYE YAZI  4 Ayda YGS'yi Bitirin! #Aralık | YGS Çalışma Programı

Son olarak şunu söyleyeyim: Puan ve sıra hesaplamaktan uzak durun. Gerçekçi olmuyor çünkü her senenin sınavı farklı. Dediğim gibi kendinizi bir programa entegre etmeden, çevrenizden etkilenmeden, sizden iyi veya kötü yapan insanlardan etkilenmeden, kimsenin başarısını kıskanmadan çalışın. Emin olun bu şekilde en hayırlısı sizlerle olacaktır.

Şunu da bilin ki sınav her şey değil. En iyi üniversitede okuyup işsiz de kalabilirsiniz, istemediğiniz bölüme gidip başarılı da olabilirsiniz. Bu nedenle ümitsizliğe kapılmayın. Yalnızca önünüze bakın. Tüm sınavlarda hayırlı başarılar sizlerle olsun.

Yazar Hakkında 

omerilter-101

Ömer İlter

Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi…

[email protected]

Yazar Hakkında

Yorum Bölümü 10 yorum