Yeni Dizayn ve Yeni Özellikler

LYS Edebiyat Çalışmak için 11 Strateji ve Teknik | LYS Edebiyat Nasıl Çalışılır?

Evet son bir hafta kaldı! Bu haftadan sonra neler yapacağını duyar gibiyim.


Sadece bir hafta, verimli bir çalışmayla potansiyelini ortaya çıkarabileceğin, sınava son noktayı koyabileceğin bir hafta.


LYS Edebiyat sınavına son haftada nasıl çalışabilirim, ne yapsam iyi olur sorularından müzdaripsen bu listeyi senin için hazırladım.


1-Notlarını Tekrar Et

1-tekrar

Ders çalışırken aldığın notlar, altını çizdiğin yerler, denemelerden kestiğin soruların varsa hepsini tekrar gün yüzüne çıkarmanın vakti geldi de geçiyor bile!


Bütün notlarını tekrar et, senin için önemli olan yerlerin üzerinde dur. Böylece eksiklerini hızlıca tamamlayacaksın.


Ayrıca bu yazının ekler kısmından Facebook üzerinden #HerSabahEdebiyat etkinliği sebebiyle paylaştığım görsellerin tamamını bulabilirsin. Tekrar ederken sana faydalı olacağını düşünüyorum.


2-1980 Sonrası Eser Özetleri Oku


1980 dönemi sonrası eserlerin özetlerini okumalısın. ÖSYM güncel eserlerden soruları seviyor. Belki de son hafta okuduğun bir özet sınavda karşına gelecek. Kim bilebilir!


3-Her gün deneme çöz


Her gün deneme çözmek yarışa hazırlanan bir atletin her gün koşu yapması gibi senin formda olmanı sağlayacak. Böylece yüksek perfonmansınla hiçbir soru senin önünde duramayacak, hepsinin sonu doğru yanıtlar olacak 🙂


Kendini biraz daha zorlayıp her gün çözeceğin denemeyi 10:00’da yapman sınav disiplini açısından önemli. Eğer yapabiliyorsan 10=deneme saati.

TAVSİYE YAZI  MF Bölümünden Hukuk Fakültesine | Sınav Tecrübem# 15 | Şeyma Yavuz

4-Denemedeki Yanlışları(Türkçe Kısmı Dahil) Öğren


Her gün çözdüğün denemelerdeki yanlışlarını mutlaka ama mutlaka, hatta kesinlikle öğren. Türkçe kısmını zaten biliyorum deyip göz ardı etme, Türkçe bölümü de tüm sınavın bir parçası. Lütfen Türkçe bölümünü üzme ve ona gerekli değeri ver 🙂


5-Eksik Konularına Çalış


Eksik olduğunu ya da tam oturmadığını düşündüğü konulara (redif, kafiye, tevriye, kinaye, saf şiir, modernistler, akımlar vs.) çalışmalısın. Eksik konularını denemelerdeki yanlışlarından kolaylıkla tespit edebilirsin. Etkili deneme analizi nasıl yapabileceğini öğrenmek istersen şu yazıma göz atabilirsin.



6-ÖSYM Çıkmış Sorular Çöz


Çıkmış sorular çıkacak soruların habercisidir diye bir söz vardır. Her ne kadar bütün sorular aynı olmasa da ÖSYM benzer soru tipleri her sene soruyor.


Özellikle 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarını çözmeni öneririm.


Değerli vaktini araştırma ile harcamaman için 2010-2015 ÖSYM LYS Edebiyat soruları ve cevap anahtarlarına aşağıdan ulaşabilirsin:



7-MEB LYS Edebiyat Denemelerini Çöz


MEB Değerlendirme Sınavı adıyla iki adet LYS Denemesi yayınladı. Bu denemelerin de çözülmesinin faydalı olacağı gün ışığı gibi aşikar!



Denemelerin tamamına ulaşmak istersen MEB'in hazırlamış olduğu websayfasını kullanabilirsin.



8-Cumhuriyet Dönemini Bir Kere Daha Gözden Geçir

cumhuriyet

Cumhuriyet dönemi öğrencilerin korkulu rüyası olabiliyor. Öğrenilmesi gereken bilgilerin fazla olması bu duruma bir sebep olabilirken kişinin önyargısı da yadırganamayacak şekilde etkili oluyor.


Son haftada cumhuriyet dönemi edebiyatını tekrar etmek hem bilgilerinin taze kalmasına yardımcı olurken hem de kendine güveninin artmasına yardımcı olacak.


Senin için 150 Maddede Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Tekrarı hazırladım. Yazının sonunda yer alan ekler bölümünde bulabilirsin.


9-Eser Kapaklarına Göz At


Bilgilerin hafıza kalması için görsellik etkilidir. Gördüklerimizi kolay kolay unutmayız.


Seni bu hafta herhangi bir kütüphaneye gitmeye ve bulduğun eserlerin kapaklarına göz atmaya davet ediyorum. Kapaklarını gördüğün birçok eser aklında kalacaktır. Hatta beğendiklerinin arka kapağını da okuyabilirsin. Kütüphane senin, gönlünce kitapları karıştır.

TAVSİYE YAZI  Hafıza Teknikleriyle Edebiyat Ezberi Kolaylaşıyor

10-Cumartesi Akşama Kadar Çalışabilirsin


Ne zaman çalışmayı bırakacağına karar verecek olan tabii ki sensin. Çok sıkıldığını, bunaldığını ve bu hislerin dayanılmaz dereceye geldiğine karar verirsen çalışmayı bırakıp sınava kadar tatil ilan edebilirsin.


Eğer benim fikrimi merak ediyorsan cumartesi akşamına kadar çalışmanda bir sakınca yok. Edebiyat daha çok sözel bilgi içeriyor ve bir eserin yazarı dahi olsa son gece öğrendiğin bir bilgiyle sınavda fazladan bir doğru yapabilirsin. Bu yüzden son geceye kadar çalışılmalı, tekrar yapılmalı, eksikler tamamanlamaya çalışılmalı diye düşünüyorum. Bana katılır mısın bilemem 🙂



11-Emeğinin Boşa Gitmeyeceğine İnan ve Bu Haftayı Sakin Geçir


Şunu unutma ki insan hep emeğiyle vardır. Çalışması, azmi, gayreti boşa gitmez. Çalıştığı kadarını elde eder, başarır.


Bu saate kadar yaptığın çalışmalar, alın terin boşa gitmeyecek. Çalışan hak ettiğini er geç alacak. Kendine güven, çalışmalarına inan!


Sınava az kalması seni etkilemesin. Son haftayı sakin, depresyondan ve stresten uzak geçirmeye gayret et. Doğa yürüyüşleri, ailenle vakit geçirmen son hafta stretesini yenmene yardımcı olabilir. Yine de şunu unutma ki eğer sen kendini telkin edebilirsen stresten kolayca kaçabilirsin.


Şimdiden sana başarılar diliyorum.


İyi bir sınav ve sağlıklı bir gelecek seninle olsun 🙂


EKLER


A)HerSabahEdebiyat Görselleri


B)LYS Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatında Bilinmesi Gereken 150 Madde

Cumhuriyet dönemi şiir anlayışı dönem dönem farklılıklar göstermiştir. Genellikle, vatan, vatan sevgisi, dilde sadeleşme, halka yakınlaşma tutumu sergilenmiştir. Cumhuriyet değerleri üzerinde çokça durulmuş, cumhuriyet yüceltilmiştir. Bunda Milli Mücadeleden yeni çıkmış olmanın ve yeni bağımsızlığa kavuş olmanın etkisi de vardır. Atatürk devrimleri yeni yeni oturmaya başladığı zamanlarda, yenilikler ve çağdaşlaşma üzerine şiirler yazılmış toplum aydınlatılmaya çalışılmıştır. Şiir geleneklerinden kısmen arındırılmaya çalışılan, daha serbest biçimde anlaşılır, yalın bir anlatım tercih edilmiş şiir, düz yazıya yaklaştırılmıştır.(nazım-nesre yaklaşmıştır) Genelde öğretici(didaktik) anlatım tarzı benimsenmiş, şiirlerde öyküleme tekniği kullanılmaya başlanmıştır. Bunların dışında süslü sanatı benimseyen, halkan kopmaya çalışıp aydın kesimin anlayacağı şiirler yazan gruplar olsa da etkisi kısa sürmüştür. Aydın-Halk yakınlaşması belli oranda sağlanmaya başlanmıştır. Değişmez ve kesin olan gerçek ise Türk Edebiyatının, Cumhuriyet ile birlikte sınıf atladığıdır. Çağdaş Medeniyetler seviyesi hedeflenerek ilan edilen Cumhuriyet, Türk Edebiyatının çağdaşlaşmasını, diğer ülke edebiyatçıları ile yarışır hale gitmiştir.

Cumhuriyet Dönemi Şiir:

Öz Şiir Anlayışı:

Simgecilik (sembolizm) etkisinde yazılmıştır.

1) Şiirler ahlak, din, siyasi konularının uzağında yazılmıştır.

2) Şiir, sadece şiir olmalı anlayışı vardır.

3) Çağrışıma dayalı bir dil kullanılmıştır.

4) Kusursuzluk ülküsü benimsenmiştir.

5) Öğretici (didaktik) anlatımdan uzak durulmuştur

6) Söz sanatları kullanılmış, ses ve uyuma dikkat edilmiştir.

7) Konular: Aşk, doğa, sevgi, yaşam içeriklidir.

8) Bireysel temalar işlenmiştir.

9) Öz Şiir Anlayışını Benimseyen Şairler: Ahmet Hamdi Tanpınar, Necip Fazıl Kısakürek, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas, Ziya Osman Saba ve Yaşar Nabi Nayır’dır.

Yedi Meşaleciler:

10) Simgecilik ve Parnasizm akımları benimsenmiştir.

11) 7 sanatçı, 1928 yılında kurmuştur.

12) Kısa sürede dağıldılar.

13) Önceki edebi tutumları renksiz ve soluk bulmuşlardır.

14) Beş Hececileri eleştirmişlerdir.

15) Sanat anlayışları canlılık ve samimiyettir.

16) Şiir anlayışları öz şiirle birlikte anılır.

17) Fecr-i Ati anlayışındadırlar.

18) Yedi Meşaleci Akımının Şairleri: Ziya Osman Saba, Yaşar Nabi Nayır, Kenan Hulusi Koray, Sabri Esat Siyavuşgil, Muammer Lütfi Sun, Vasfi Mahir Kocatürk, Cevdet Kudret Solok’dur.

19) Dipçe: Sadece Ziya Osman Saba yazmayı devam ettirmiştir.

20) Kenan Hulusi anlatı (hikaye) yazarıdır.

1920 – 1960 Toplumcu Şiir:

21) Serbest ölçüden yararlanılmıştır.

22) Gelecekçilik (fütürizm) akımını benimsendi

23) Toplumu uyandırma, canlandırmak amacı güdülür.

24) Kendilerine özgü söylevleri vardır.

25) Hak, emek, özgürlük, sömürü, başkaldırı gibi konular ele alınmıştır.

26) Halk Şiirinden etkilenilmiştir.

27) Görsel ve işitsel yöntemlerle şiirleri yazdılar.

28) Somut ve nesnel anlatım kullanmışlardır.

29) Kendinden sonra gelen 60 kuşağını etkilemişlerdir.

30) Toplumcu Anlayışı Benimseyen Şairler: (1920 – 1960 ) Nazım Hikmet Ran, Ercüment Behzat Lav, Sabahattin Ali, Hasan İzzettin Dinamo ve İhami Bekir Tez’dir.

31) Serbest Ölçü Nedir? Bent, uyak ve ölçüye bağlı olmama durumudur.

32) İlk örnekleri Toplumcu Şiirde görünmüştür.

33) Edebiyatımızda Yer Alış Aşamaları: “Serbest müstezad” ile Ahmet Haşim,

34) Ölçüsüz ama uyakla beraber yazılan dönem Nazım Hikmet,

35) Ölçüsüz ve uyaksız Orhan Veli

Milli Edebiyat Anlayışını Sürdürenler:

36) Halk şiiri, yazım biçimleri kullanılmıştır.

37) Anadolu insanı işlenmiştir.

38) Vatan ve vatan sevgisi konuları yazılmıştır.

39) Kahramanlıklar, milli duyarlılıklar işlenmiştir.

40) Ülke sorunları işlenmiştir.

41) Kurtuluş Savası ile ilgili konuların işlenmesine dikkat edilmiştir.

42) Coşkulu (lirik) bir anlatım vardır.

43) Dil sadedir.

44) Şiirlerde uyum, hece ölçüsü ve uyakla sağlanmıştır.

45) Milli Edebiyat Anlayışını Sürdüren Şairler: Faruk Nafiz Çamlıbel, Kemalettin Kamu, Ahmet Kutsi Tecer, Zeki Ömer Defne, Arif Nihat Asya, Behçet Kemal Çağlar, Necmettin Halil Onan, Ömer Bedrettin Uşaklı, Halide Nusret Zorlutuna, Orhan Şaik Gökyay, İbrahim Alaettin Gövsa ve Şükufe Nihal Başar’dır.

46) Arif Nihat Asya, bayrak şairi olarak bilinir.

47) Ahmet Kutsi Tecer, Köy Şiirinin öncüsü olmuştur.

48) Behçet Kemal Çağlar, 10. Yıl Marşı yazarıdır.

49) Behçet Kemal, Atatürkçülük şiirleriyle de tanınır.

Hisarcılar:

50) 1950 yılında Hisar Dergisi topluluğudur.

51) Öz Türkçe akımına karşıdır.

52) Anlayışları: “Sanat propaganda amacı değildir” görüşüdür.

53) Modern Edebiyatın, milli çizgide gelişmesinden yanadırlar.

54) Yenilikçilerdir.

55) “Edebiyat dili, yaşayan Türkçe olmalıdır”görüşünü savunurlar.

Garip Şiiri:

56) Duyguyu değil, aklı savunmuşlardır.

57) Şiir basite indirgenmiştir.

58) Şiir konusu, halkın hayatıdır.

59) Şiirde resim ve diğer sanatların kullanılmasına karşıdırlar.

60) Betimlemelere başvurulmuştur.

61) İmgelere karşıdırlar.

62) Ölçü ve uyak şiir için engelleyici olduğu için Serbest Ölçüyü benimsediler.

63) Şairaneliğe karşı durup, sıradan insanların anlayacağı şiirler yazmışlardır.

64) Şiirde “nasırdan” “lağıma” her sözcük kullanılabilir demişlerdir.

65) Garip Şairleri: Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday, Oktay Rifat Horozcu’dur.

Maviciler:

66) “ Fikir ve sanatın sosyal bir sınıf ya da grubun bayrağı yapılamayacağı” görüşüyle çıkmışlardır.

67) Mavi rengi, özgürlüğün ve barışı temsil ettiği için seçilmiştir.

68) Önceleri başka dergilerle atışmaya girmekten kaçındılar.

69) 1954 sonrası gerçekçi çizgiye kaydılar.(Attila İlhan’ın etkisi ile) Ardından Hisar dergisiyle sert atışmalara girdiler.

70) Attila İlhan dergi yönetimine hiç karışmamış ama dergiye sürekli yazıları ile yön vermiştir.

71) Maviciler Akımı Şairleri: Attila İlhan, Ahmet Oktay, Ferit Edgü, Teoman Civelek, Güner Sümer, Özdemir Nutku’dur.

72) Garip Dönemi Bağımsızlar: Behçet Necatigil, Cahit Külebi, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Necati Cumalı, Sabahattin Kudret Aksal, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Asaf Halet Çelebi’dir.

73) Bedri Rahmi Eyüboğlu, ressam şairdir.

74) 2. Yeni Şiiri: Garip akımına tepki olarak çıkmıştır. Şiiri basite indirgedikleri için Garip Akımını eleştirmişlerdir.

75) İmge ve söz sanatlarına önem vermişleridir.

76) Gelenek tamamen dışlanarak bireysel anlatıma önem verilmiştir.

77) İçsel anlatımlar öne çıkmıştır.

78) Şiirin anlamı önemsenmemiş, konuşma dilinden uzaklaşılmış, kapalı anlatımla şiir yazılmıştır.

79) Aydınlara yönelik yazılmıştır,

80) Halk kültüründen tamamen kopulmuştur.

81) Duygu ve çağrışımlara büyük ölçüde yer verilmiştir.

82) 2.Yeni Şairleri: İlhan Berk, Turgut Uyar, Edip Cansever, Cemal Süreya, Ece Ayhan, Ülkü Tamer, Sezai Karakoç, Yılmaz Gruda, Tevfik Akdağ’dır.

83) Cemal Süreya, şiirlerinde ironi ve mizahı çokça kullanmıştır.

1980 Sonrası Şiir:

84) Farklı şiir anlayışlarının aynı anda buluştuğu bir dönemdir.

85) Diğer şiir anlayışlarının yeniden ve bütün olarak değerlendirmek ve kullanmak yaygındır.

86) Şairler, içerikten çok biçime, yapı ve söyleyişe önem vermişlerdir.

87) Genel olarak kapalı anlatım tercih eden şairler, imge ve uzak çağrışımlı şiirleri kaleme almıştır.

88) Tasavvuf ve 2.Yeni şiir anlayışları devam ettirirler.

Cumhuriyet Dönemi Halk Şiiri:

89) Geleneksel konularla birlikte güncel konularda işlenmiştir.

90) Konuşma dilinden uzaklaşılmamış, yalın bir anlatım kullanılmıştır.

91) Şiirler genelde saz eşliğinde söylenmiştir.

92) Cumhuriyet Dönemi Halk Şairleri: Aşık Veysel, Erzurumlu Yaşar Reyhani, Karslı Murat Çobanoğlu, Şeref Taşlıova, Aşık Feymani, Aşık Şerif, Neşet Ertaş, Abdurrahim Karakoç’dur

93) Aşık Veysel, Köy Enstitülerinde müzik öğretmenliği yapmıştır.

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Roman ve Hikaye:

Bir ülkede sanatın niteliği ve gelişmişlik seviyesi, o ülkenin ne kadar gelişebildiğiyle alakalıdır. Sanat gibi uğraşların artması ya da üzerinde çalışabilmesi için, yaşam düzeylerinin iyi olması gerekir. Karnının nasıl doyacağını düşünen birinden, sanat yapmasını bekleyemezsiniz. Bu nedenden cumhuriyet öncesi aydın kesim genelde İstanbul’dan ya da çok zengin ailelerin çocuklarından çıkıyordu. Cumhuriyetle birlikte sanat kapısı Anadolu’ya açılmış, İstanbul ve Anadolu arasındaki görünmez duvar kalkmıştır. Ülke çapında uygarlaşma, aydınlanma çalışmaları yapılmıştır. Eğitim köylere, kasabalara kadar ulaşmış, Anadolu yurttaşı uzun bir aranın ardında ülkesi için anlam ifade etmeye başlamıştı. Yeryüzü dilleri eserlerinden Türkçe çeviriler yapılmış, Türk Dil ve Türk Tarih Kurumları kurulmuş Türkçe’nin yabancı kelimelerden arındırılmasına çalışılmıştır. Tüm gelişmeler ışığında Türk Edebiyatı büyük değişimler yaşamıştır. Farklı kaynaklardan yararlanılması, geniş kitlelere ulaşılmasıyla, daha zenginleşen edebiyatçıların yazı niteliği yükselmiştir. Çoğu Cumhuriyet yazarının eserleri yabancı dillere çevrilmiş, Türk Yazımı dünyaya açılmıştır.

94) Milli Edebiyat Dönemine bağlı yazarlar: Reşat Nuri Güntekin, Halide Edib Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay, Memduh Şevket Esendal, Mithat Cemal Kuntay’dır.

95) Konular: Bağımsızlık mücadeleleri, Birinci Dünya Savaşı, Atatürk devrimleri, Anadolu insanının yaşam tarzı, Ahlak kuramı, Barı eleştirileri, Halk-Aydın ilişkileri, üzerinedir. Gerçekçi anlatım vardır.

96) Toplumcu Yazarlar: Orhan Kemal, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Fakir Baykurt, Yaşar Kemal, Kemal Tahir, Sadri Ertem ve Sabahattin Ali’dir.

97) Konular: Köylü ve işçiyi anlatma, toplumdaki bozukluklar, düzensizlikler ve çatışma halleri, ağa - köylü karşıtlığı, imam - öğretmen karşıtlığı, yönetici – halk karşıtlığı, zengin – fakir karşıtlığı, güçlü – güçsüz karşıtlığı, cahil – aydın karşıtlığı,

98) Anadolu insanlarının sorunları, köy sorunları, Büyük şehirlerde ki nüfus sorunları işlenmiştir.

99) Bireyin İç Dünyasını Anlatan Yazarlar: Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar, Abdülhak Şinasi Hisar, Tarık Buğra, Samiha Ayverdi, Mustafa Kutlu’dur.

100) Konular: İnsanın iç dünyasını yansıtan, ruh sorunları, aşk, imkansız aşk gibi kısaca insanı anlatan yazılar.

101) Çağdaşlık Akımını Benimseyen Yazarlar: Sait Faik Abasıyanık, Haldun Taner, Yusuf Atılgan, Attila İlhan, Bilge Karasu, Adalet Ağaoğlu, Oğuz Atay, Orhan Pamuk’dur.

102) Konusu: Okuyucu ya da izleyiciyi şaşırtma, kişinin bunalımları ve insanın karmaşıklığı üzerinde durulmuştur.

Cumhuriyet Dönemi Çağdaş Türk Tiyatrosu

103) Darülbedayi, Türkiye’de açılan ilk modern tiyatrosudur.

104) İsmi bulan Ali Ekrem “Konservatuvara” Türkçe isim olarak düşünmüştür.

105) İlk yöneticisi Muhsin Ertuğrul’dur.

106) 1934 yılında “İstanbul Şehir Tiyatrosu” ismini almıştır.

107) Genel olarak 1940’a kadar tiyatro oyunları 2 farklı grupta incelenebilir.

108) 1. Grup: Yakın geçmişteki toplumsal sorunları ele alarak toplum eleştirisi yaparlar.

109) Tiyatroyu ciddi bir sanat olarak görüp, amaç toplumun gerçekler üzerinde düşünmesini sağlamaktır.

110) Seyirciyi eğitme, bilinçlendirme görevini kendilerinde görürler.

111) Genelde tek tiplere yer verilmiş, kişilerin ruhsal sorunlarını toplumsal mesajlara bağlamışlardır. Kadın ve erkek çatışması işlenmiştir.

112) 2.grup: İmparatorluğun bütün kurumları ve yapısını eleştiren bir tutum takınmışlar, örnek alınması gereken değerleri Orta Asya kültüründe aramamız gerektiğini savunmuşlardır.

113) Cumhuriyet Tarihini yüceltip övünç kaynağı olarak görmüşlerdir.

114) Anadolu insanının milli mücadele sırasındaki direnişini, gücünü, fedakarlığını, bir erdem olarak yansıtmışlardır.

115) Bilim ve çağdaşlık, kendi öz değerlerimize dönme, yozlaşmaktan kaçınma ülküsünde ulusalcı bir tavırla evrensel değerleri bir arada olması gerektiğini savunmuşlardır.

116) Haldun Taner: Türkiye’de epik ve kabare tiyatrosunun öncüsüdür.

117) Eserlerinde gözlem ve mizah ile birlikte eleştirinin de sürekli yeri vardır. Türk

118) Tiyatrosunun ilk epik parodisi olan Keşanlı Ali Destanı’nı yazmıştır.

Genel Maddelerle Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı

119) Cumhuriyet ilanı ile birlikte, Türk Edebiyatının coğrafyası değişmiştir.

120) İstanbul dışına taşan edebiyat, Anadolu’nun köylerine kadar ulaşmıştır.

121) Cumhuriyet döneminde dil yeterince sadeleşebilmiştir. Halka ulaşmayı başarmıştır.

122) Aydın – Halk çatışması, Aydın – Halk yakınlaşmasına dönüşmüştür.

123) Türk yazarların eserleri yabancı dillere çevrilmiş ve Türk Edebiyatı sınırları aşmıştır.

124) Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu kurularak dilde yozlaşmanın önüne geçilmek istenmiştir.

125) Küçük Ağa, Yorgun Savaşçı, Vurun Kahpeye, Ateşten Gömlek, Yaban Kurtuluş Savası konularını işlemiştir.

126) Halide Edib Adıvar, İzmir İşgaline Tepki olarak, Sultan Ahmet Meydanı buluşmasında ünlü konuşmayı yapan yazardır.

127) Peyami Safa, romanlarında olaylardan çok ruhsal çözümlemeleri dikkate almış ve doğu – batı sentezine yönelmiştir.

128) Fazıl Hüsnü Dağlarca, epik söyleyişi yapma destanlar ile birleştirmiştir.

129) Orhan Kemal, Çukurova Romancısı olarak da bilinir. Emek, işçi, fabrika ve toprak konularını işlemiştir.

130) Nurullah Ataç, Türk Edebiyatında denemenin ve eleştirinin en önemli temsilcisidir. Eleştiri yazılarında genelde devrik cümlenin öneminin altını çizer.

131) Ahmet Hamdi Tanpınar, yazılarında zaman, rüya, ve bilinçaltı kavramlarını işlemiştir.

132) Arif Nihat Asya, bayrak şairi olarak tanınır.

133) Türk Edebiyatında çağdaşlaşmanın öncüsü Oğuz Atay’dır. İlk romanı olan Tutunamayanlar aynı zaman çağdaş romancılığın da ilk örneği olmuştur. Cumhuriyet Dönemi aydınların kimlik arayışı, Doğu-Batı karşıtlığı, ruhsal bozukluklar üstünde durmuştur. Birey sorunları ile ilgilenmiş “Burjuva sınıfının” halkta yarattığı etkiyi de konu edinmiştir.

134) İlk toplumcu roman yazarlarından olan Sadri Ertem, yazılarında genelde emek sömürüsüne karşı durmuş, emekçiyi savunmuş ve işçi sınıfının bilgilendirilmesi gerektiğini düşünmüştür. Fabrikanın köylüye etkisi, ağa – köylü sömürüsü, fabrika – halk ilişkileri, bürokrasinin halk üzerindeki baskısı zerinde duran Sadri Ertem, sanat kaygısı gütmediği için anlatıma ve biçime önem vermemiştir.

135) Behçet Necatigil, yasak aşk, aile sorunları, bunalım kendi yaşamını sınırlayan çevreyi, şiirle dile getirmiştir. Mecaz kullanmadan yalın bir anlatımla yazmasına rağmen kapalı bir anlatımı vardır. Radyo oyunları yazmış ve çeviriler de yapmıştır.

136) Melih Cevdet Anday, Oktay Rifat ve Orhan Veli’nin ölümünden sonra Garip anlayışını bırakmış ve toplumculuğa geçmiştir. Buz Sarayı çevirisi ile TDK 1973 çeviri ödülünü aldı.

137) Orhan Veli Kanık, Garip Akımının kurucusudur. Ölümüne kadar Garip anlayışı içinde kalmış ve şiirler yazmıştır. Türk şiirinde büyük değişikliklerin de öncüsü olmuştur. İlk şiirlerini öz şiir anlayışına bağlı olarak hece ölçüsü ile yazan Orhan Veli, aslında aruz kullanmayıda son derece iyi bilirdi. Ancak, amacı eski şiir geleneklerini yıkmak olduğundan, başlattığı Garip akımının gerekleri ölene kadar yerine getirmiştir. Gündelik yaşamı, ufak mutlulukları, sıradan insanların davranışlarını şiirine yansıtmıştır. Orhan Veli, ayrıca Nasrettin Hoca fıkraları ve La Fontaine’nin fabllarını şiire çevirmiştir. Nasrettin Hoca Hikayeleri adlı kitabında halk diliyle şiire çevirdiği fıkraları yayımlamıştır.

138) Ahmet Kutsi Tecer, Ziya Gökalp’in görüşlerini benimsemiş ve eski halk şiiri özelliklerinden yararlanarak çağdaş şiir yazılabileceğini savunmuştur. Hecenin beş şairine bağlanmayarak kendi sanat anlayışını sürdürmüştür. İçten ve duygulu memleket şiirleri ile tanınmıştır. Bu şiirlerini genelde köy üzerinden yazan Ahmet Kutsi, “Orda Bir Köy Var Uzakta” şiirinin de yazarıdır. Aynı zamanda Aşık Veysel’i ülkeye tanıtan da kendisidir.

139) Nazım Hikmet Ran, toplumcu şiir anlayışının öncüsü ve en önemli temsilcisidir. Yazılarıyla hem kendi kuşağını hem de 60 kuşağını etkilemiştir. Geleneklere bağlı yazdığı şiirlerden sonra Rusya’dan Türkiye’ye döndü. Yayımladığı ilk kitabı 835 Satır çağdaş seviyelerde ve ne kadar farklı bir şair olduğunu göstermiştir. Gelenekleri yıkmış ve kendince biçimlerde ve serbest ölçüyle şiirler yazmıştır. Yazarın 20 Bin dizeden oluşan “ Memleketimden İnsan Manzaraları” adlı şiir kitabının da yazarıdır.

140) Cahit Sıtkı Tarhancı, Şiiri çok ciddiye alan yazar diğer edebi türlerden de kaçınmıştır. Yaşama sevinci, ölüm korkusu, çocukluk özlemi, aşk, acı, yalnızlık, karamsarlık gibi çeşitli konuları işlemiştir. Şiirin sözcüklerle güzel biçimler oluşturma sanatı olduğunu düşüncesine bağlı kalmış ve söyleyiş güzelliğine önem vermiştir. 35 yaş ve Sonrası şiir kitaplarıdır. Ayrıca, Ziya Osman Saba’ya yazdığı mektuplar ölümünden sonra, Ziya’ya Mektuplar adıyla yayımlanmıştır. Diğer edebi dallara uzak olsa da hikaye denemeleri de vardır.

141) Ahmet Muhip Dıranas, Sanat için sanat anlayışıyla, simgecilikten yola çıkarak geleneksel biçimlerle beraber kendi tarzını oluşturmuştur. Şiirde ses ve biçim mükemmelliğine önem veren Ahmet Muhip Dıranas, hece ölçüsünü de çok ustaca kullanmıştır. Şiir kitabında yayımladığı Fahriye Abla ve Olvido en bilinen şiirlerindendir.

142) Ahmet Hamdi Tanpınar, eserlerinde doğu-batı sorununu ele almış, İstanbul, tarih, kültür, doğa, masal rüya gibi konulara sıkça yer vermiştir. Genelde aşk, sevgi gibi fizik ötesi konularda yoğunlaşmıştır. Şiirlerini hece ölçüsüyle yazmış, iç sese önem vermiştir. Ayrıca serbest ölçüyle şiirde denemiştir.

143) Aziz Nesinin asıl adı Mehmet Nusret’tir. Türk mizahı edebiyatında en usta yazarlardan biridir. Çağımızın Nasrettin Hoca’sı olarak anılır. Çok yerinde ve güzel gözlem yapabilen Aziz Nesin, en sıradan olaylardan bile bir anlatı çıkarabilme yeteneğine sahipti. Toplumsal düzenin çarpıklığının günlük hayata yansımasını gülünç ve sade bir dille kaleme almıştır. Anlatı, roman, oyun, masal, şiir, fıkra, anı, gezi gibi geniş bir yelpazede eserler vermiştir. Yaşar ne yaşar ne yaşamaz, Zübük, Tatlı Betüş, Kadın Olan Erkek önemli romanlarındandır. Nesin Vakfının da kurucusudur.

144) Kemal Tahir, Eserleri en çok tartışılan yazarlardan biridir. Batılılaşmayı “ gerekli altyapısı olmayan bir toplumun, soyut ve biçimsel olarak üstyapıyı getirme çabası” olarak yorumlamıştır. Köklü bir ekonomik ve toplumsal yapılanma olmadan, uygulamaların tepeden inme ve taklitçilikten öteye gidemeyeceğini söylemiştir. Türk insan ve toplumunun, Batı insanlarına ve toplumuna benzemediği için, Türk romanları da Batı romanlarına benzeyemez görüşündedir. Ona göre Türk romancısı, Türk tarihi ve kültürünü incelemelidir. Bunların dışında ağalık ve eşkıyalık konularını işlediği romanları vardır. En tanınan romanları ise “Devlet Ana“ Osmanlı toplumu ve yönetim biçimi ile ilgili görüşlerini yazdığı, “Esir Şehrin İnsanları” İstanbul işgal dönemini, Kurt Kanunu romanı da Atatürk’ün İzmir suikastına uğramasını işlemiştir.

145) Salah Birsel, zeka ve ince alayla birlikle yergi içeren şiirler yazmıştır. Garip akımın etkisinin kaybolmasıyla beraber düzyazıya kaymaya başladı ve deneme yazıları üstüne yoğunlaştı. Deneme yazıların Türk Edebiyatında usta oldu. Günlük konuşma dilinde az kullanılan, bazen kendisinin yarattığı ilginç deyişlerini de sıkça kullanarak alaylı tavırla özgün bir biçimde kaleme aldı.

146) Reşat Nuri Güntekin, İstiklal, Taş Parçası, Hançer karşıtlıklar arasında sıkışmış insan figürlerini anlatır. Tanrı Dağı Ziyafeti, Yaprak Dökümü ise yazarın 1940 sonrası oyunlarıdır.

147) Yakup Kadri Karaosmanoğlu: Sağanak adlı oyununda farklı kuşakların birlikte yaşamalarının imkansızlığını anlatmıştır.

148) Faruk Nafiz Çamlıbel, köy konulu Canavar adlı oyununu yazmıştır.

149) Hüseyin Rahmi Gürpınar, Eski tip kadın ile yeni kadının karşılaştırıldığı “Kadın Erkekleşince” adlı toplum eleştirisi yaptığı oyunu yazmıştır.

150) Halide Edib Adıvar, madde ve ruh karşıtlığını anlattığı “Maske” oyunun yazarıdır.



 

1-Notlarını Tekrar Et

taking-notes

Ders çalışırken aldığın notlar, altını çizdiğin yerler, denemelerden kestiğin soruların varsa hepsini tekrar gün yüzüne çıkarmanın vakti geldi de geçiyor bile!

 

Bütün notlarını tekrar et, senin için önemli olan yerlerin üzerinde dur. Böylece eksiklerini hızlıca tamamlayacaksın.

 

2-1980 Sonrası Eser Özetleri Oku

 

1980 dönemi sonrası eserlerin özetlerini okumalısın. ÖSYM güncel eserlerden soruları seviyor. Belki de son hafta okuduğun bir özet sınavda karşına gelecek. Kim bilebilir!

 

3-Her gün deneme çöz

 

Her gün deneme çözmek yarışa hazırlanan bir atletin her gün koşu yapması gibi senin formda olmanı sağlayacak. Böylece yüksek perfonmansınla hiçbir soru senin önünde duramayacak, hepsinin sonu doğru yanıtlar olacak 🙂

 

Kendini biraz daha zorlayıp her gün çözeceğin denemeyi 10:00’da yapman sınav disiplini açısından önemli. Eğer yapabiliyorsan 10=deneme saati.

 

4-Denemedeki Yanlışları(Türkçe Kısmı Dahil) Öğren

 

Her gün çözdüğün denemelerdeki yanlışlarını mutlaka ama mutlaka, hatta kesinlikle öğren. Türkçe kısmını zaten biliyorum deyip göz ardı etme, Türkçe bölümü de tüm sınavın bir parçası. Lütfen Türkçe bölümünü üzme ve ona gerekli değeri ver 🙂

 

5-Eksik Konularına Çalış

 

Eksik olduğunu ya da tam oturmadığını düşündüğü konulara (redif, kafiye, tevriye, kinaye, saf şiir, modernistler, akımlar vs.) çalışmalısın. Eksik konularını denemelerdeki yanlışlarından kolaylıkla tespit edebilirsin. Etkili deneme analizi nasıl yapabileceğini öğrenmek istersen şu yazıma göz atabilirsin.

 

6-ÖSYM Çıkmış Sorular Çöz

 

Çıkmış sorular çıkacak soruların habercisidir diye bir söz vardır. Her ne kadar bütün sorular aynı olmasa da ÖSYM benzer soru tipleri her sene soruyor.

 

Özellikle 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarını çözmeni öneririm.

 

Değerli vaktini araştırma ile harcamaman için 2010-2015 ÖSYM LYS Edebiyat soruları ve cevap anahtarlarına aşağıdan ulaşabilirsin:

 

7-MEB LYS Edebiyat Denemelerini Çöz

 

MEB Değerlendirme Sınavı adıyla iki adet LYS Denemesi yayınladı. Bu denemelerin de çözülmesinin faydalı olacağı gün ışığı gibi aşikar!

 

Denemelerin tamamına ulaşmak istersen MEB’in hazırlamış olduğu websayfasını kullanabilirsin.

 

8-Cumhuriyet Dönemini Bir Kere Daha Gözden Geçir

 

Cumhuriyet dönemi öğrencilerin korkulu rüyası olabiliyor. Öğrenilmesi gereken bilgilerin fazla olması bu duruma bir sebep olabilirken kişinin önyargısı da yadırganamayacak şekilde etkili oluyor.

 

Son haftada cumhuriyet dönemi edebiyatını tekrar etmek hem bilgilerinin taze kalmasına yardımcı olurken hem de kendine güveninin artmasına yardımcı olacak.

 

Senin için 150 Maddede Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Tekrarı hazırladım. Yazının sonunda yer alan ekler bölümünde bulabilirsin.

 

9-Eser Kapaklarına Göz At

Bilgilerin hafıza kalması için görsellik etkilidir. Gördüklerimizi kolay kolay unutmayız.

Seni bu hafta herhangi bir kütüphaneye gitmeye ve bulduğun eserlerin kapaklarına göz atmaya davet ediyorum. Kapaklarını gördüğün birçok eser aklında kalacaktır. Hatta beğendiklerinin arka kapağını da okuyabilirsin. Kütüphane senin, gönlünce kitapları karıştır.

 

10-Cumartesi Akşama Kadar Çalışabilirsin

Ne zaman çalışmayı bırakacağına karar verecek olan tabii ki sensin. Çok sıkıldığını, bunaldığını ve bu hislerin dayanılmaz dereceye geldiğine karar verirsen çalışmayı bırakıp sınava kadar tatil ilan edebilirsin.

 

Eğer benim fikrimi merak ediyorsan cumartesi akşamına kadar çalışmanda bir sakınca yok. Edebiyat daha çok sözel bilgi içeriyor ve bir eserin yazarı dahi olsa son gece öğrendiğin bir bilgiyle sınavda fazladan bir doğru yapabilirsin. Bu yüzden son geceye kadar çalışılmalı, tekrar yapılmalı, eksikler tamamanlamaya çalışılmalı diye düşünüyorum. Bana katılır mısın bilemem 🙂

 

11-Emeğinin Boşa Gitmeyeceğine İnan ve Bu Haftayı Sakin Geçir

Şunu unutma ki insan hep emeğiyle vardır. Çalışması, azmi, gayreti boşa gitmez. Çalıştığı kadarını elde eder, başarır.

 

Bu saate kadar yaptığın çalışmalar, alın terin boşa gitmeyecek. Çalışan hak ettiğini er geç alacak. Kendine güven, çalışmalarına inan!

 

Sınava az kalması seni etkilemesin. Son haftayı sakin, depresyondan ve stresten uzak geçirmeye gayret et. Doğa yürüyüşleri, ailenle vakit geçirmen son hafta stretesini yenmene yardımcı olabilir. Yine de şunu unutma ki eğer sen kendini telkin edebilirsen stresten kolayca kaçabilirsin.

 

Şimdiden sana başarılar diliyorum.

 

İyi bir sınav ve sağlıklı bir gelecek seninle olsun 🙂

 

EKLER

LYS Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatında Bilinmesi Gereken 150 Madde

Cumhuriyet dönemi şiir anlayışı dönem dönem farklılıklar göstermiştir. Genellikle, vatan, vatan sevgisi, dilde sadeleşme, halka yakınlaşma tutumu
sergilenmiştir. Cumhuriyet değerleri üzerinde çokça durulmuş, cumhuriyet yüceltilmiştir. Bunda Milli Mücadeleden yeni çıkmış olmanın ve yeni bağımsızlığa
kavuş olmanın etkisi de vardır. Atatürk devrimleri yeni yeni oturmaya başladığı zamanlarda, yenilikler ve çağdaşlaşma üzerine şiirler yazılmış toplum
aydınlatılmaya çalışılmıştır. Şiir geleneklerinden kısmen arındırılmaya çalışılan, daha serbest biçimde anlaşılır, yalın bir anlatım tercih edilmiş şiir,
düz yazıya yaklaştırılmıştır.(nazım-nesre yaklaşmıştır) Genelde öğretici(didaktik) anlatım tarzı benimsenmiş, şiirlerde öyküleme tekniği kullanılmaya
başlanmıştır. Bunların dışında süslü sanatı benimseyen, halkan kopmaya çalışıp aydın kesimin anlayacağı şiirler yazan gruplar olsa da etkisi kısa
sürmüştür. Aydın-Halk yakınlaşması belli oranda sağlanmaya başlanmıştır. Değişmez ve kesin olan gerçek ise Türk Edebiyatının, Cumhuriyet ile birlikte sınıf
atladığıdır. Çağdaş Medeniyetler seviyesi hedeflenerek ilan edilen Cumhuriyet, Türk Edebiyatının çağdaşlaşmasını, diğer ülke edebiyatçıları ile yarışır
hale gitmiştir.

Cumhuriyet Dönemi Şiir:

Öz Şiir Anlayışı:

Simgecilik (sembolizm) etkisinde yazılmıştır.

1) Şiirler ahlak, din, siyasi konularının uzağında yazılmıştır.

2) Şiir, sadece şiir olmalı anlayışı vardır.

3) Çağrışıma dayalı bir dil kullanılmıştır.

4) Kusursuzluk ülküsü benimsenmiştir.

5) Öğretici (didaktik) anlatımdan uzak durulmuştur

6) Söz sanatları kullanılmış, ses ve uyuma dikkat edilmiştir.

7) Konular: Aşk, doğa, sevgi, yaşam içeriklidir.

8) Bireysel temalar işlenmiştir.

9) Öz Şiir Anlayışını Benimseyen Şairler: Ahmet Hamdi Tanpınar, Necip Fazıl Kısakürek, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas, Ziya Osman Saba ve Yaşar
Nabi Nayır’dır.

Yedi Meşaleciler:

10) Simgecilik ve Parnasizm akımları benimsenmiştir.

11) 7 sanatçı, 1928 yılında kurmuştur.

12) Kısa sürede dağıldılar.

13) Önceki edebi tutumları renksiz ve soluk bulmuşlardır.

14) Beş Hececileri eleştirmişlerdir.

15) Sanat anlayışları canlılık ve samimiyettir.

16) Şiir anlayışları öz şiirle birlikte anılır.

17) Fecr-i Ati anlayışındadırlar.

18) Yedi Meşaleci Akımının Şairleri: Ziya Osman Saba, Yaşar Nabi Nayır, Kenan Hulusi Koray, Sabri Esat Siyavuşgil, Muammer Lütfi Sun, Vasfi Mahir Kocatürk,
Cevdet Kudret Solok’dur.

19)
Dipçe:
Sadece Ziya Osman Saba yazmayı devam ettirmiştir.

20)
Kenan Hulusi anlatı (hikaye) yazarıdır.

1920 – 1960 Toplumcu Şiir:

21) Serbest ölçüden yararlanılmıştır.

22) Gelecekçilik (fütürizm) akımını benimsendi

23) Toplumu uyandırma, canlandırmak amacı güdülür.

24) Kendilerine özgü söylevleri vardır.

25) Hak, emek, özgürlük, sömürü, başkaldırı gibi konular ele alınmıştır.

26) Halk Şiirinden etkilenilmiştir.

27) Görsel ve işitsel yöntemlerle şiirleri yazdılar.

28) Somut ve nesnel anlatım kullanmışlardır.

29) Kendinden sonra gelen 60 kuşağını etkilemişlerdir.

30) Toplumcu Anlayışı Benimseyen Şairler: (1920 – 1960 ) Nazım Hikmet Ran, Ercüment Behzat Lav, Sabahattin Ali, Hasan İzzettin Dinamo ve İhami Bekir
Tez’dir.

31) Serbest Ölçü Nedir? Bent, uyak ve ölçüye bağlı olmama durumudur.

32) İlk örnekleri Toplumcu Şiirde görünmüştür.

33) Edebiyatımızda Yer Alış Aşamaları: “Serbest müstezad” ile Ahmet Haşim,

34) Ölçüsüz ama uyakla beraber yazılan dönem Nazım Hikmet,

35) Ölçüsüz ve uyaksız Orhan Veli

Milli Edebiyat Anlayışını Sürdürenler:

36) Halk şiiri, yazım biçimleri kullanılmıştır.

37) Anadolu insanı işlenmiştir.

38) Vatan ve vatan sevgisi konuları yazılmıştır.

39) Kahramanlıklar, milli duyarlılıklar işlenmiştir.

40) Ülke sorunları işlenmiştir.

41) Kurtuluş Savası ile ilgili konuların işlenmesine dikkat edilmiştir.

42) Coşkulu (lirik) bir anlatım vardır.

43) Dil sadedir.

44) Şiirlerde uyum, hece ölçüsü ve uyakla sağlanmıştır.

45) Milli Edebiyat Anlayışını Sürdüren Şairler: Faruk Nafiz Çamlıbel, Kemalettin Kamu, Ahmet Kutsi Tecer, Zeki Ömer Defne, Arif Nihat Asya, Behçet Kemal
Çağlar, Necmettin Halil Onan, Ömer Bedrettin Uşaklı, Halide Nusret Zorlutuna, Orhan Şaik Gökyay, İbrahim Alaettin Gövsa ve Şükufe Nihal Başar’dır.

46) Arif Nihat Asya, bayrak şairi olarak bilinir.

47) Ahmet Kutsi Tecer, Köy Şiirinin öncüsü olmuştur.

48) Behçet Kemal Çağlar, 10. Yıl Marşı yazarıdır.

49) Behçet Kemal, Atatürkçülük şiirleriyle de tanınır.

Hisarcılar:

50) 1950 yılında Hisar Dergisi topluluğudur.

51) Öz Türkçe akımına karşıdır.

52) Anlayışları: “Sanat propaganda amacı değildir” görüşüdür.

53) Modern Edebiyatın, milli çizgide gelişmesinden yanadırlar.

54) Yenilikçilerdir.

55) “Edebiyat dili, yaşayan Türkçe olmalıdır”görüşünü savunurlar.

Garip Şiiri:

56) Duyguyu değil, aklı savunmuşlardır.

57) Şiir basite indirgenmiştir.

58) Şiir konusu, halkın hayatıdır.

59) Şiirde resim ve diğer sanatların kullanılmasına karşıdırlar.

60) Betimlemelere başvurulmuştur.

61) İmgelere karşıdırlar.

62) Ölçü ve uyak şiir için engelleyici olduğu için Serbest Ölçüyü benimsediler.

63) Şairaneliğe karşı durup, sıradan insanların anlayacağı şiirler yazmışlardır.

64) Şiirde “nasırdan” “lağıma” her sözcük kullanılabilir demişlerdir.

65) Garip Şairleri: Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday, Oktay Rifat Horozcu’dur.

Maviciler:

66) “ Fikir ve sanatın sosyal bir sınıf ya da grubun bayrağı yapılamayacağı” görüşüyle çıkmışlardır.

67) Mavi rengi, özgürlüğün ve barışı temsil ettiği için seçilmiştir.

68) Önceleri başka dergilerle atışmaya girmekten kaçındılar.

69) 1954 sonrası gerçekçi çizgiye kaydılar.(Attila İlhan’ın etkisi ile) Ardından Hisar dergisiyle sert atışmalara girdiler.

70) Attila İlhan dergi yönetimine hiç karışmamış ama dergiye sürekli yazıları ile yön vermiştir.

71) Maviciler Akımı Şairleri: Attila İlhan, Ahmet Oktay, Ferit Edgü, Teoman Civelek, Güner Sümer, Özdemir Nutku’dur.

72) Garip Dönemi Bağımsızlar: Behçet Necatigil, Cahit Külebi, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Necati Cumalı, Sabahattin Kudret Aksal, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Asaf
Halet Çelebi’dir.

73) Bedri Rahmi Eyüboğlu, ressam şairdir.

74) 2. Yeni Şiiri: Garip akımına tepki olarak çıkmıştır. Şiiri basite indirgedikleri için Garip Akımını eleştirmişlerdir.

75) İmge ve söz sanatlarına önem vermişleridir.

76) Gelenek tamamen dışlanarak bireysel anlatıma önem verilmiştir.

77) İçsel anlatımlar öne çıkmıştır.

78) Şiirin anlamı önemsenmemiş, konuşma dilinden uzaklaşılmış, kapalı anlatımla şiir yazılmıştır.

79) Aydınlara yönelik yazılmıştır,

80) Halk kültüründen tamamen kopulmuştur.

81) Duygu ve çağrışımlara büyük ölçüde yer verilmiştir.

82) 2.Yeni Şairleri: İlhan Berk, Turgut Uyar, Edip Cansever, Cemal Süreya, Ece Ayhan, Ülkü Tamer, Sezai Karakoç, Yılmaz Gruda, Tevfik Akdağ’dır.

83) Cemal Süreya, şiirlerinde ironi ve mizahı çokça kullanmıştır.

1980 Sonrası Şiir:

84) Farklı şiir anlayışlarının aynı anda buluştuğu bir dönemdir.

85) Diğer şiir anlayışlarının yeniden ve bütün olarak değerlendirmek ve kullanmak yaygındır.

86) Şairler, içerikten çok biçime, yapı ve söyleyişe önem vermişlerdir.

87) Genel olarak kapalı anlatım tercih eden şairler, imge ve uzak çağrışımlı şiirleri kaleme almıştır.

88) Tasavvuf ve 2.Yeni şiir anlayışları devam ettirirler.

Cumhuriyet Dönemi Halk Şiiri:

89) Geleneksel konularla birlikte güncel konularda işlenmiştir.

90) Konuşma dilinden uzaklaşılmamış, yalın bir anlatım kullanılmıştır.

91) Şiirler genelde saz eşliğinde söylenmiştir.

92) Cumhuriyet Dönemi Halk Şairleri: Aşık Veysel, Erzurumlu Yaşar Reyhani, Karslı Murat Çobanoğlu, Şeref Taşlıova, Aşık Feymani, Aşık Şerif, Neşet Ertaş,
Abdurrahim Karakoç’dur

93) Aşık Veysel, Köy Enstitülerinde müzik öğretmenliği yapmıştır.

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Roman ve Hikaye:

Bir ülkede sanatın niteliği ve gelişmişlik seviyesi, o ülkenin ne kadar gelişebildiğiyle alakalıdır. Sanat gibi uğraşların artması ya da üzerinde
çalışabilmesi için, yaşam düzeylerinin iyi olması gerekir. Karnının nasıl doyacağını düşünen birinden, sanat yapmasını bekleyemezsiniz. Bu nedenden
cumhuriyet öncesi aydın kesim genelde İstanbul’dan ya da çok zengin ailelerin çocuklarından çıkıyordu. Cumhuriyetle birlikte sanat kapısı Anadolu’ya
açılmış, İstanbul ve Anadolu arasındaki görünmez duvar kalkmıştır. Ülke çapında uygarlaşma, aydınlanma çalışmaları yapılmıştır. Eğitim köylere, kasabalara
kadar ulaşmış, Anadolu yurttaşı uzun bir aranın ardında ülkesi için anlam ifade etmeye başlamıştı. Yeryüzü dilleri eserlerinden Türkçe çeviriler yapılmış,
Türk Dil ve Türk Tarih Kurumları kurulmuş Türkçe’nin yabancı kelimelerden arındırılmasına çalışılmıştır. Tüm gelişmeler ışığında Türk Edebiyatı büyük
değişimler yaşamıştır. Farklı kaynaklardan yararlanılması, geniş kitlelere ulaşılmasıyla, daha zenginleşen edebiyatçıların yazı niteliği yükselmiştir. Çoğu
Cumhuriyet yazarının eserleri yabancı dillere çevrilmiş, Türk Yazımı dünyaya açılmıştır.

94) Milli Edebiyat Dönemine bağlı yazarlar: Reşat Nuri Güntekin, Halide Edib Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay, Memduh Şevket Esendal,
Mithat Cemal Kuntay’dır.

95) Konular: Bağımsızlık mücadeleleri, Birinci Dünya Savaşı, Atatürk devrimleri, Anadolu insanının yaşam tarzı, Ahlak kuramı, Barı eleştirileri, Halk-Aydın
ilişkileri, üzerinedir. Gerçekçi anlatım vardır.

96) Toplumcu Yazarlar: Orhan Kemal, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Fakir Baykurt, Yaşar Kemal, Kemal Tahir, Sadri Ertem ve Sabahattin Ali’dir.

97) Konular: Köylü ve işçiyi anlatma, toplumdaki bozukluklar, düzensizlikler ve çatışma halleri, ağa – köylü karşıtlığı, imam – öğretmen karşıtlığı,
yönetici – halk karşıtlığı, zengin – fakir karşıtlığı, güçlü – güçsüz karşıtlığı, cahil – aydın karşıtlığı,

98) Anadolu insanlarının sorunları, köy sorunları, Büyük şehirlerde ki nüfus sorunları işlenmiştir.

99) Bireyin İç Dünyasını Anlatan Yazarlar: Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar, Abdülhak Şinasi Hisar, Tarık Buğra, Samiha Ayverdi, Mustafa Kutlu’dur.

100) Konular: İnsanın iç dünyasını yansıtan, ruh sorunları, aşk, imkansız aşk gibi kısaca insanı anlatan yazılar.

101) Çağdaşlık Akımını Benimseyen Yazarlar: Sait Faik Abasıyanık, Haldun Taner, Yusuf Atılgan, Attila İlhan, Bilge Karasu, Adalet Ağaoğlu, Oğuz Atay, Orhan
Pamuk’dur.

102) Konusu: Okuyucu ya da izleyiciyi şaşırtma, kişinin bunalımları ve insanın karmaşıklığı üzerinde durulmuştur.

Cumhuriyet Dönemi Çağdaş Türk Tiyatrosu

103) Darülbedayi, Türkiye’de açılan ilk modern tiyatrosudur.

104) İsmi bulan Ali Ekrem “Konservatuvara” Türkçe isim olarak düşünmüştür.

105) İlk yöneticisi Muhsin Ertuğrul’dur.

106) 1934 yılında “İstanbul Şehir Tiyatrosu” ismini almıştır.

107) Genel olarak 1940’a kadar tiyatro oyunları 2 farklı grupta incelenebilir.

108) 1. Grup: Yakın geçmişteki toplumsal sorunları ele alarak toplum eleştirisi yaparlar.

109) Tiyatroyu ciddi bir sanat olarak görüp, amaç toplumun gerçekler üzerinde düşünmesini sağlamaktır.

110) Seyirciyi eğitme, bilinçlendirme görevini kendilerinde görürler.

111) Genelde tek tiplere yer verilmiş, kişilerin ruhsal sorunlarını toplumsal mesajlara bağlamışlardır. Kadın ve erkek çatışması işlenmiştir.

112) 2.grup: İmparatorluğun bütün kurumları ve yapısını eleştiren bir tutum takınmışlar, örnek alınması gereken değerleri Orta Asya kültüründe aramamız
gerektiğini savunmuşlardır.

113) Cumhuriyet Tarihini yüceltip övünç kaynağı olarak görmüşlerdir.

114) Anadolu insanının milli mücadele sırasındaki direnişini, gücünü, fedakarlığını, bir erdem olarak yansıtmışlardır.

115) Bilim ve çağdaşlık, kendi öz değerlerimize dönme, yozlaşmaktan kaçınma ülküsünde ulusalcı bir tavırla evrensel değerleri bir arada olması gerektiğini
savunmuşlardır.

116) Haldun Taner: Türkiye’de epik ve kabare tiyatrosunun öncüsüdür.

117) Eserlerinde gözlem ve mizah ile birlikte eleştirinin de sürekli yeri vardır. Türk

118) Tiyatrosunun ilk epik parodisi olan Keşanlı Ali Destanı’nı yazmıştır.

Genel Maddelerle Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı

119) Cumhuriyet ilanı ile birlikte, Türk Edebiyatının coğrafyası değişmiştir.

120) İstanbul dışına taşan edebiyat, Anadolu’nun köylerine kadar ulaşmıştır.

121) Cumhuriyet döneminde dil yeterince sadeleşebilmiştir. Halka ulaşmayı başarmıştır.

122) Aydın – Halk çatışması, Aydın – Halk yakınlaşmasına dönüşmüştür.

123) Türk yazarların eserleri yabancı dillere çevrilmiş ve Türk Edebiyatı sınırları aşmıştır.

124) Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu kurularak dilde yozlaşmanın önüne geçilmek istenmiştir.

125) Küçük Ağa, Yorgun Savaşçı, Vurun Kahpeye, Ateşten Gömlek, Yaban Kurtuluş Savası konularını işlemiştir.

126) Halide Edib Adıvar, İzmir İşgaline Tepki olarak, Sultan Ahmet Meydanı buluşmasında ünlü konuşmayı yapan yazardır.

127) Peyami Safa, romanlarında olaylardan çok ruhsal çözümlemeleri dikkate almış ve doğu – batı sentezine yönelmiştir.

128) Fazıl Hüsnü Dağlarca, epik söyleyişi yapma destanlar ile birleştirmiştir.

129) Orhan Kemal, Çukurova Romancısı olarak da bilinir. Emek, işçi, fabrika ve toprak konularını işlemiştir.

130) Nurullah Ataç, Türk Edebiyatında denemenin ve eleştirinin en önemli temsilcisidir. Eleştiri yazılarında genelde devrik cümlenin öneminin altını çizer.

131) Ahmet Hamdi Tanpınar, yazılarında zaman, rüya, ve bilinçaltı kavramlarını işlemiştir.

132) Arif Nihat Asya, bayrak şairi olarak tanınır.

133) Türk Edebiyatında çağdaşlaşmanın öncüsü Oğuz Atay’dır. İlk romanı olan Tutunamayanlar aynı zaman çağdaş romancılığın da ilk örneği olmuştur.
Cumhuriyet Dönemi aydınların kimlik arayışı, Doğu-Batı karşıtlığı, ruhsal bozukluklar üstünde durmuştur. Birey sorunları ile ilgilenmiş “Burjuva sınıfının”
halkta yarattığı etkiyi de konu edinmiştir.

134) İlk toplumcu roman yazarlarından olan Sadri Ertem, yazılarında genelde emek sömürüsüne karşı durmuş, emekçiyi savunmuş ve işçi sınıfının
bilgilendirilmesi gerektiğini düşünmüştür. Fabrikanın köylüye etkisi, ağa – köylü sömürüsü, fabrika – halk ilişkileri, bürokrasinin halk üzerindeki baskısı
zerinde duran Sadri Ertem, sanat kaygısı gütmediği için anlatıma ve biçime önem vermemiştir.

135) Behçet Necatigil, yasak aşk, aile sorunları, bunalım kendi yaşamını sınırlayan çevreyi, şiirle dile getirmiştir. Mecaz kullanmadan yalın bir anlatımla
yazmasına rağmen kapalı bir anlatımı vardır. Radyo oyunları yazmış ve çeviriler de yapmıştır.

136) Melih Cevdet Anday, Oktay Rifat ve Orhan Veli’nin ölümünden sonra Garip anlayışını bırakmış ve toplumculuğa geçmiştir. Buz Sarayı çevirisi ile TDK
1973 çeviri ödülünü aldı.

137) Orhan Veli Kanık, Garip Akımının kurucusudur. Ölümüne kadar Garip anlayışı içinde kalmış ve şiirler yazmıştır. Türk şiirinde büyük değişikliklerin de
öncüsü olmuştur. İlk şiirlerini öz şiir anlayışına bağlı olarak hece ölçüsü ile yazan Orhan Veli, aslında aruz kullanmayıda son derece iyi bilirdi. Ancak,
amacı eski şiir geleneklerini yıkmak olduğundan, başlattığı Garip akımının gerekleri ölene kadar yerine getirmiştir. Gündelik yaşamı, ufak mutlulukları,
sıradan insanların davranışlarını şiirine yansıtmıştır. Orhan Veli, ayrıca Nasrettin Hoca fıkraları ve La Fontaine’nin fabllarını şiire çevirmiştir.
Nasrettin Hoca Hikayeleri adlı kitabında halk diliyle şiire çevirdiği fıkraları yayımlamıştır.

138) Ahmet Kutsi Tecer, Ziya Gökalp’in görüşlerini benimsemiş ve eski halk şiiri özelliklerinden yararlanarak çağdaş şiir yazılabileceğini savunmuştur.
Hecenin beş şairine bağlanmayarak kendi sanat anlayışını sürdürmüştür. İçten ve duygulu memleket şiirleri ile tanınmıştır. Bu şiirlerini genelde köy
üzerinden yazan Ahmet Kutsi, “Orda Bir Köy Var Uzakta” şiirinin de yazarıdır. Aynı zamanda Aşık Veysel’i ülkeye tanıtan da kendisidir.

139) Nazım Hikmet Ran, toplumcu şiir anlayışının öncüsü ve en önemli temsilcisidir. Yazılarıyla hem kendi kuşağını hem de 60 kuşağını etkilemiştir.
Geleneklere bağlı yazdığı şiirlerden sonra Rusya’dan Türkiye’ye döndü. Yayımladığı ilk kitabı 835 Satır çağdaş seviyelerde ve ne kadar farklı bir şair
olduğunu göstermiştir. Gelenekleri yıkmış ve kendince biçimlerde ve serbest ölçüyle şiirler yazmıştır. Yazarın 20 Bin dizeden oluşan “ Memleketimden İnsan
Manzaraları” adlı şiir kitabının da yazarıdır.

140) Cahit Sıtkı Tarhancı, Şiiri çok ciddiye alan yazar diğer edebi türlerden de kaçınmıştır. Yaşama sevinci, ölüm korkusu, çocukluk özlemi, aşk, acı,
yalnızlık, karamsarlık gibi çeşitli konuları işlemiştir. Şiirin sözcüklerle güzel biçimler oluşturma sanatı olduğunu düşüncesine bağlı kalmış ve söyleyiş
güzelliğine önem vermiştir. 35 yaş ve Sonrası şiir kitaplarıdır. Ayrıca, Ziya Osman Saba’ya yazdığı mektuplar ölümünden sonra, Ziya’ya Mektuplar adıyla
yayımlanmıştır. Diğer edebi dallara uzak olsa da hikaye denemeleri de vardır.

141) Ahmet Muhip Dıranas, Sanat için sanat anlayışıyla, simgecilikten yola çıkarak geleneksel biçimlerle beraber kendi tarzını oluşturmuştur. Şiirde ses ve
biçim mükemmelliğine önem veren Ahmet Muhip Dıranas, hece ölçüsünü de çok ustaca kullanmıştır. Şiir kitabında yayımladığı Fahriye Abla ve Olvido en bilinen
şiirlerindendir.

142) Ahmet Hamdi Tanpınar, eserlerinde doğu-batı sorununu ele almış, İstanbul, tarih, kültür, doğa, masal rüya gibi konulara sıkça yer vermiştir. Genelde
aşk, sevgi gibi fizik ötesi konularda yoğunlaşmıştır. Şiirlerini hece ölçüsüyle yazmış, iç sese önem vermiştir. Ayrıca serbest ölçüyle şiirde denemiştir.

143) Aziz Nesinin asıl adı Mehmet Nusret’tir. Türk mizahı edebiyatında en usta yazarlardan biridir. Çağımızın Nasrettin Hoca’sı olarak anılır. Çok yerinde
ve güzel gözlem yapabilen Aziz Nesin, en sıradan olaylardan bile bir anlatı çıkarabilme yeteneğine sahipti. Toplumsal düzenin çarpıklığının günlük hayata
yansımasını gülünç ve sade bir dille kaleme almıştır. Anlatı, roman, oyun, masal, şiir, fıkra, anı, gezi gibi geniş bir yelpazede eserler vermiştir. Yaşar
ne yaşar ne yaşamaz, Zübük, Tatlı Betüş, Kadın Olan Erkek önemli romanlarındandır. Nesin Vakfının da kurucusudur.

144) Kemal Tahir, Eserleri en çok tartışılan yazarlardan biridir. Batılılaşmayı “ gerekli altyapısı olmayan bir toplumun, soyut ve biçimsel olarak
üstyapıyı getirme çabası” olarak yorumlamıştır. Köklü bir ekonomik ve toplumsal yapılanma olmadan, uygulamaların tepeden inme ve taklitçilikten öteye
gidemeyeceğini söylemiştir. Türk insan ve toplumunun, Batı insanlarına ve toplumuna benzemediği için, Türk romanları da Batı romanlarına benzeyemez
görüşündedir. Ona göre Türk romancısı, Türk tarihi ve kültürünü incelemelidir. Bunların dışında ağalık ve eşkıyalık konularını işlediği romanları vardır.
En tanınan romanları ise “Devlet Ana“ Osmanlı toplumu ve yönetim biçimi ile ilgili görüşlerini yazdığı, “Esir Şehrin İnsanları” İstanbul işgal dönemini,
Kurt Kanunu romanı da Atatürk’ün İzmir suikastına uğramasını işlemiştir.

145) Salah Birsel, zeka ve ince alayla birlikle yergi içeren şiirler yazmıştır. Garip akımın etkisinin kaybolmasıyla beraber düzyazıya kaymaya başladı ve
deneme yazıları üstüne yoğunlaştı. Deneme yazıların Türk Edebiyatında usta oldu. Günlük konuşma dilinde az kullanılan, bazen kendisinin yarattığı ilginç
deyişlerini de sıkça kullanarak alaylı tavırla özgün bir biçimde kaleme aldı.

146) Reşat Nuri Güntekin, İstiklal, Taş Parçası, Hançer karşıtlıklar arasında sıkışmış insan figürlerini anlatır. Tanrı Dağı Ziyafeti, Yaprak Dökümü ise
yazarın 1940 sonrası oyunlarıdır.

147) Yakup Kadri Karaosmanoğlu: Sağanak adlı oyununda farklı kuşakların birlikte yaşamalarının imkansızlığını anlatmıştır.

148) Faruk Nafiz Çamlıbel, köy konulu Canavar adlı oyununu yazmıştır.

149) Hüseyin Rahmi Gürpınar, Eski tip kadın ile yeni kadının karşılaştırıldığı “Kadın Erkekleşince” adlı toplum eleştirisi yaptığı oyunu yazmıştır.

150) Halide Edib Adıvar, madde ve ruh karşıtlığını anlattığı “Maske” oyunun yazarıdır.

 

Yazar Hakkında

Kişisel blog şeklinde başlayan bu girişim ardındaki ekip sayesinde bir serüvene dönüştü.

Yorum Bölümü 11 yorum

Deniz - 10 ay önce Yanıtla

Gerçekten de tespitleriniz çok yerinde olmuş. Üslubunuz da gayet samimi ve bizi anladığınız belli 😀 Elinize sağlık.

Eris - 10 ay önce Yanıtla

Gerçekten çok teşekkürler elinize kolunaza sağlık ?

Selin - 10 ay önce Yanıtla

Çok güzel yazmışsınız. Emeğinize sağlık. Sizin gibi yardımsever insanların olması çok güzel.

Furkann - 10 ay önce Yanıtla

Ben 11.sınıftan 12.sınıfa geçmiş bir TM ciyim. Bu yaz dönemi ve 12.sınıf adına nasıl bir yol haritası önerirsiniz? Edebiyat,Matematik,Geometri,Coğrafya ve Ygs konuları hangi sırayla bitmeli ?

Betül - 9 ay önce Yanıtla

İyi günler Ömer abi. Ben 2016 ygs lys sınavına girdim. Yerleştirme puanım 401 (tm3) sıralamam ise 52 bin. İyi bir okulda eğitim görmedim. Sivas in en kötü okullarından biri diyebilirim. Ayrıca rahatsızlığımdan dolayı 11. Sınıf devamlı okula gidemedim. Bende her şeye rağmen bu sıralamayı elde ettim. Eğer bir sene daha çalışırsam bu sıralamamı çok daha iyi yere taşıyacağıma inanıyorum. Bunun için senden yardım istiyorum. Biliyorum bu tatilde seni meşgul ediyoruz ama 2017 ygs lys mezunlar için bir program yapar mısın? Şimdiden teşekkürler. Hakkını helal et.

    Ömer Tarık Koç - 9 ay önce Yanıtla

    Merhaba,
    Mezunlar için program normal öğrencilerden hangi açılardan farklı olmalı sence? Tam olarak kestiremedim ?

Medine Gündüz - 8 ay önce Yanıtla

Gercekten cok guzel elinize saglik

Robinson Ayyıldız - 8 ay önce Yanıtla

Ek Görseller Açılmıyor Haberiniz Olsun.

    Ömer Tarık Koç - 8 ay önce Yanıtla

    Evet sunucu değişimden kaynaklı sanırım. Kısa sürede ilgilenmeye çalışacağım. Teşekkürler..

Esra Aktaş - 8 ay önce Yanıtla

herşey çok güzel hazırlanmış elinize, emeğinize sağlık. 😉

Ayşegül Arslan - 7 ay önce Yanıtla

emeğinize sağlık. muhteşem olmuş.

Yorum Bölümü: