Yeni Dizayn ve Yeni Özellikler

Tıp Fakültesi Son Sınıf Öğrencisinden Yeni Adaylara Tavsiyeler | Gürcan Güler

Merhaba arkadaşlar ismim Gürcan. Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde son sınıf öğrencisiyim.

Sizinle sınav tecrübelerimi paylaşmak isterdim ancak üzerinden birazcık zaman geçmiş olması (7 yıl kadar ) ve  ‘’günde 3 saat geometri çalışın, 2 tane fizik soru bankası bitirin’’ gibi tavsiyelerin işe yaramayacağını düşündüğüm için daha genel bir yazı olacak.

Ortaokulda öğrendiğim matematiğin neredeyse yarısını ve fen bilgisi derslerinin tamamını hatırlamayan birisi olarak başladım lise hayatıma. Tabi bu sırada askeri lise sınavlarında baraja alttan bakan,  ortaokuldayken beğenmediği liselerin puanının yakınından bile geçememiş ergen irisi bir genç idim. Başarısızlığımın farkındaydım lakin sadece ‘’farkındaydım’’ ve bununla ilgili bir şeyler yapmaya çalışmamıştım. Lise ikinci sınıfta girdiğim bir deneme sınavından aldığım puan ile tıp fakültesi puanı arasında neredeyse 80 puanlık devasa bir fark vardı. Sonradan anadolu lisesi olmuş bir okuldan mezunum bu arada. Tabi o yıllarda tıp fakültesi aklımın ucundan bile geçmiyor, niye geçsin ki…

Sınava çalışmaya başlamadan önce nasıl bir öğrenciydim bir fikriniz olsun istedim. Bu yüzden anlattım bunları.

Eee ne yapacağız şimdi?

Bilmiyorum. Sınava çalışırken kendime özel çalışma programım vardı, çünkü kendime özel eksiklerim vardı. Dolayısıyla size yarar mı, hiç zannetmiyorum. Zaten programı da hatırlamıyorum, çok fazla değiştiriyordum belki o yüzdendir. Emin olun bir başkasına ait program ile en fazla birkaç gün çalışabilirsiniz.

Bir laf var ya ‘’elin ipiyle kuyuya inilmez’’  o hesap.

Kendinize ait bir düzeniniz ve programınız olsun. Nasıl olacak? Her gün belli seviyelerde ders çalışacaksınız zaten. Bir haftayı ele alalım mesela; matematik ve fizik derslerinde zayıfsınız, 3 gün fizik 2 gün matematik, kalan 2 günde de farklı dersleri tekrar amaçlı test çözme şeklinde bir program olabilir. 3 gün üst üste fizik can sıkar derseniz 2+1 ve ya 1+1+1 gün şeklinde ayırabilirsiniz hatta isterseniz araya matematik ya da biyoloji serpebilirsiniz. Program size ait nasıl isterseniz öyle yapın. Hatta 2-3 haftada bir değiştirin ihtiyaca göre. Eksik olduğunuz konulardan ve derslerden kaçmayın, çünkü siz kaçtıkça o ders o eksiklik orada durmaya devam edecek.

Ama ben şu dersi/ şu konuyu sevmiyorum ve de çalışmak istemiyorum…

dil-anlatim-ipucu-calisma

Öncelikle yapamadığın için sevmiyorsun güzel kardeşim burada anlaşalım. Sen üzerine git o konunun bir süre sonra belki de soru kaçırmamaya başlayacaksın. O gün geldiğinde bir daha düşün aslında ne kadar sevmiyorsun. Ayrıca o dersleri sevmek şart değil, sadece puanlamada lazım olacağını unutma ve inan ki her puana ihtiyacın var. Sadece mat-1  ve tarih sorularını yapabildiği için günün yarısından fazlasını  bu iki dersi çözerek harcayan bir arkadaşım vardı. Anlamsız demek istemiyorum ama daha verimli çalışabilecekken neden? O arkadaşım şimdi felsefe mezunu ve iş arıyor. Neyse siz vermek istediğim mesajı aldınız. Vermek istediğim mesaj ‘’felsefeyi sallayın’’ değil, öbür mesajdan bahsediyorum…

TAVSİYE YAZI  LYS Öncesi Dikkat Etmeniz Gereken Kurallar [INFOGRAFIK]

Konumuza dönelim. İyi kötü bir program oluşturdunuz kendinize, masanıza yapıştırdınız ya da duvara astınız her neyse… Lütfen buna sadık kalmaya çalışın, kendiniz için yaptığınız kendi programınıza yine kendiniz için sadık kalın. Kötü zamanlarınız da olacak yorulacaksınız, stres içinde boğuluyor gibi hissedeceksiniz belki. Bir günü kendinize ayırın ama sonra yine programınız çerçevesinde çalışmaya devam edin, merak etmeyin o bir gün sizin için kayıp sayılmaz. Ancak o 1 gün 2, 3, 4 gün olmasın. İnanın tembelliğe çok daha kolay alışıyor insan, ritminizi kaybetmeyin. Dershanemizdeki geometri hocası bize ‘’çözdüğünüz her soru öğrendiğiniz her konu bir şekilde üniversite sınavında size katkı sağlayacak, yaptığınız hiçbir şey boşa gitmiyor merak etmeyin ’’ demişti. Ben zorlandığım zamanlarda bu sözleri gelirdi aklıma ve beni ateşlerdi. Belki size de faydası olur diye dursun burada. Adam haklıymış, o çözdüğüm her soru bana ya doğru cevap ya da birkaç dakika ekstra soru dönme fırsatı verdi.

Zaman Yönetimi

Son ay ygs nasıl çalışılır

Şimdi gelelim zaman problemine. Romalılar, kardeşlerim! ‘’Biraz daha tv izleyeyim/ bilgisayar oynayayım sonra çalışırım’’ diye başlayıp ‘’neyse yarın bakarım artık’’şeklinde sonlanan günlerimiz oldu ve hala olmakta. Ayrıca sınavlarda da bir soruyla 40 dakika uğraşma şeklinde de yaşıyoruz bu problemi. Bu konuda sizleri suçlayamam, çünkü okullarda hiçbirimize ‘’zamanı doğru kullanma’’ nasıl olur öğretilmiyor. Ama bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp derler. Programınıza sadık kalırsanız bir nebze öğrenmiş olursunuz. Üç gün fizik dediyseniz 4. gün fizikle alakanızı kesmiş olun, olduğu kadar deyip sıradaki konunuza geçin. Bunu günlük hayatınıza da uyarlayabilirsiniz. Zamanı doğru kullanmayı öğrenirseniz hayatınız boyunca  bunun etkilerini yaşarsınız. Bir örnek vermek isterdim bununla ilgili ama özele girmek istemiyorum.

Tıp Fakültesi İsteyenlere Tavsiyeler

memurluk, sınav hazırlık

Son olarak tıp fakültesi ile ilgili söylemek istediğim şeyler var. Arkadaşım bu işi sevmiyorsan ailen de zorlasa, üstüne para da verseler  gelme. GELME yahu, nefret edersin depresyona girersin, gelme başarısız olursun çok net.  Çocuk kan görmeye dayanamıyor ve gelmiş tıp fakültesine, benim de çok yakın bir arkadaşım. Ama hayat şartları burada kalmaya burada sıkışmaya mecbur kılmış ve ayrılamıyor da. Resmen kısır bir döngüde yılları eriyip gidiyor. Hem kendinize hem de ailenize yapamayın bunu, daha mutlu ve başarılı olacağınız yerler vardır mutlaka.

TAVSİYE YAZI  Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı Tekrarı [17 Madde]

Tıp fakültesine gerçekten gelmek isteyenler için de birkaç lafım var. Okula girmeyi başardıysanız hayırlı olsun, öncelikle bir statü kazandınız hem ailenizin hem çevrenizin gözünde. Siz artık doktorsunuz, bitti.  15 yıllık arkadaşım ‘’doktooor’’ diye sesleniyor  bana ve açıkçası beni rahatsız ederdi ilk yıllarımda, buna da alıştık tabi… İlk 3 sene Dr. House  havasında geçer . Ama sadece havası vardır,  gerçekte olan bambaşkadır teorik dersler falan var ve yoğundur. O beyaz önlüğü sadece mikroskopta eciş bücüş şeyleri görmeye çalışırken giyersiniz , bir de yaz tatilinde acil serviste gönüllü staj yaparken.Dördüncü  ve beşinci sınıfta klinik stajların başlamasıyla biraz daha kendinizi tatminkar hissedersiniz, hastalarla içli dışlı olma fırsatınız bol bol vardır ancak sınavlar da hala vardır. Bu işi seven birisi için güzel zamanlardır. Son sınıf kimi için cehennem kimi için balayı gibidir. TUS (tıpta uzmanlık sınavı) çalışmaları ile nöbetler ve günlük mesaiyi birlikte götürmeniz gerek bu noktada seçim sizin olacaktır, zamanı gelince bir karar vereceksiniz nasılsa. TUS demişken okula girerken ‘’ ben beyin cerrahı olucam’’ umuduyla gelirsiniz ama öyle söylendiği gibi olmuyor bilesiniz.

Tavsiye Yazı: Bir Tıp Öğrencisinden Tavsiyeler

Yeterince uzattım biliyorum, daha anlatılabilecek çok şey var belki ama burada durmak istiyorum. Yazıyı buraya kadar okuyabildiyseniz sabrınız için teşekkür ediyorum. İyi çalışmalar, herşey gönlünüzce olsun.

 

Yazar Hakkında

Biz onlarca, yüzlerce belki de binlerce kişiyiz. Bu yazıyı okuyan siz de bu ekibin bir parçasısınız aslında. Tüm ziyaretçelerimizle büyük bir aileyiz aslında :)

Yorum Bölümü 1 yorum

MUHAMMED DAĞ - 6 ay önce Yanıtla

Tıp dersleri günü birlik çalışılırsa o kadar da zorlayıcı olmaz diye düşünüyorum.

Yorum Bölümü: