Yeni Dizayn ve Yeni Özellikler

Vakitsiz Geldik

Sürekli duyarız şöyle cümleleri: “Aslında yapardım ama vaktim yok, iş güçten başımı kaldıramıyorum.” Biliriz bu bahaneleri. İnsanoğlunun “üstün” zekasının ürünüdür bunlar.

Oysa bazen vakit bulmak öyle kolaydır ki. Yeterki oyun, eğlence olsun… Saatlerce otururuz bilgisayar başında. Smartphone ile günler ne de çabuk da geçiyor, farkına bile varmayız.. Her nedense bu türden mülahazalara bile vaktimiz yoktur. Yaşayıp geçeriz, gerisi hikaye..

Düşünmeden edemiyorum,  modern çağın, teknoloji çağınıninsanları tristique olan bizler bu dünyaya “vakitsiz” mi geldik, neden yirmi dört saat yetmiyor bize? Çağımız hızlandırmak  üzerine kuruluyken, hızlı bilgisayarlar, hızlı telefonlar, ulaşım araçları sürekli gelişiyorken, yeni teknolojiler birbirini kovalıyor ve biz de arkasından koşturuyorken neden hâla tanzim edemiyoruz vaktimizi? Çoğu işimiz daha kolay ve daha Kaynak hızlı eskisine nazaran. Peki bütün bu imkanlara rağmen neden vakit kalmıyor de bizler için? Nasıl tükettiğimizin farkında mıyız değerli vaktimizi?

Bence iğneyi biraz da kendimize batırmalıyız. Düzenli bir yaşantımız var mı? Planlı ve programlı mıyız vaktimizi iyi kullanmak için? Bir görev verildiğinde son güne bırakmak alışkanlık haline mi gelmiş? Teknolojik cihazlar hayatımızın kaçta kaçını kaplıyor? En önemlisi, hiç farkına varıyor muyuz zamanın geçtiğini ve vaktimizin eridiğini?

Evet, insan bahaneler üretmeden önce biraz da kendini sorgulamalı. Vakitsiz gelen bir sorgulama yapmalı kendine. Kendine gelmeli sonra.

Yazar Hakkında

Kişisel blog şeklinde başlayan bu girişim ardındaki ekip sayesinde bir serüvene dönüştü.

Yorum Bölümü 0 yorum

Yorum Bölümü: