SONUÇLAR AÇIKLANDI ! 300 Soruda YGS Türkçe Kitabı Çekilişi – TAM 30 ADET

300 Soruda ygs turkce

SONUÇLAR AÇIKLANDI!

Katılan herkese çok teşekkür ediyoruz.

Kazanan arkadaşlar lütfen Ekrem Akköprü hocamıza mesaj atarak adreslerini bildirsinler. Ekrem Hoca kitapları size kargolayacak.

https://www.facebook.com/ekrem.akkopru

İŞTE KAZANANLARIN LİSTESİ:
Ayşenur Çinar,, Serhat Baran,, Ayberk Çanakcı,, Tuğba Özdeş,, Hasan Cenan Pelit,, Batuhan Soylu,, Emirkan Karabulut,, Zehra Doğan,, Elif Gürbüz,, Doğan Gül,, Sinan Durmuş,, Yunus Emre Doğan,, Berat Ersözlü,, Kamil Çoban,, Ülkem Arat,, TC Engin Nazli,, Bae Seo Rin,, Sündüz Çelik,, Erdem Kosul,, Ebru Mengi,, Mustafa Demir,, Seval Aydın,, Emre Can Işıkhan,, Natre Dymn,, Abdulsamet Saltabaş,, Kaan Türk,, Melis Kaçak,, Ümit Özdemir,, Furkan Çetinkaya,, Cenan Pelit,

 

 

Süper bir çekilişle karşınızdayız!

Tam 30 kişiye 300 Soruda YGS Türkçe Kitabı hediye ediyoruz.

YGS kalktı bu kitap işimize yarar mı diye düşünmeyin çünkü yeni sistemde Türkçe dersi artık çok daha önemli ve bu kitap ile Türkçe netleriniz kolayca artacak.

Kendim sınava hazırlanırken bu kitabı baştan sona bitirdim bu yüzden rahatlıkla bu çekilişi yapıyorum ve sizlere kitabı tavsiye edebiliyorum.

Kitaptan örnek sayfaları PDF halinde indirerek inceleyebilirsiniz.

Çekilişe Nasıl Katılacaksınız?

Çekiliş Facebook sayfası üzerinden oluyor. (Facebook hesabınızın olmaması durumunda çekilişe katılamıyorsunuz)

Facebook sayfamı ziyaret ederek en üstteki çekiliş gönderisinden çekilişe katılabilirsiniz.

Sayfadaki gönderiyi beğenip paylaştıktan sonra gönderinin altına katıldığınıza dair bir yorum bırakacak çekilişe giriş hakkı elde ediyorsunuz.

17 Ekim 2017 tarihinde çekilişe katılımlar bitiyor ve 18 Ekim 2017 tarihinde çekiliş sonuçları açıklanıyor.

Kazanan arkadaşlara Facebook üzerinden mesaj atıyorum ve adres bilgilerini rica ediyorum ve kitaplarını gönderiyoruz.

Şimdiden herkese iyi şanslar!

 

Üniversite Sonrası İş Bulmak Nelere Bağlı?

üniversite sonrası iş bulmak

Türkiye’deki işsizlik oranları incelenirse bu hususun ne kadar dikkate şayan olduğu anlaşılabilir. Zira birçok genç birey üniversite eğitimini bitirdikten sonra işsiz kalabiliyor. Peki bu durum neden kaynaklanıyor? Bunun sebebine eğildikten sonra işsiz kalma ihtimalinizi bir nebze ortadan kaldırabilecek önerilerde bulunmayı istiyorum.

Öncelikle memleketimizde hangi meslek grubunun ne kadar personele ihtiyacı olduğuyla ilgili bir istatistik çalışması yapılmış değil. Her ilde üniversite var ve bu üniversitelerde verilen akademik eğitim iş hayatına yönelik pratik bir değer taşımıyor diyebiliriz. Teoride öğretilenlerin tatbik edilmesi iş hayatına atılmakla mümkün olabiliyor. Üniversite kontenjanlarında ki fazlalık ve mesleki yaşamdaki istatistik çalışmaların olmaması Türkiye’de işsizliğin hüküm sürmesine sebep olan temel unsurlardır. Zanaat anlayışı çöken bir toplumda yaşıyoruz ne yazık ki. Kimse çırak olmak istemiyor, çünkü herkes üniversiteli. Haliyle toplum kendi kendini yozlaştırıyor. Netice: işsizlik.

Peki üniversite hayatına başladık. İleri ki dönemde işsiz kalmamak adına ne gibi bir plan ve çalışma hazırlamalıyız? Bu soruya hep birlikte cevap arayacağız.

Net Bir Hedef İle İlerlemek

Okuduğunuz bölüm her ne olursa olsun, “Ben üniversiteyi bitirdikten sonra şurada olacağım.” Diyebileceğiniz bir hayal olmalı. Böylelikle afallamaktan kurtulur ve hedefiniz için neyin gerekli olduğunu bilerek çalışırsınız. Bu size hızlı biçimde yol kat ettirecek en önemli etkendir. İşsiz kalma ihtimalinizde böylelikle epeyce düşmüş olacak. Çünkü nitelik kazanmış bir eleman olarak seçtiğiniz işte başarılı olabileceğiniz düşünülecek.

üniversite sonrası iş bulmak 1

Tek Bir Alanda Müthiş Uzmanlık

Eğer akademisyenlik gibi bir meslek düşünüyorsanız alanınızda tek bir konuda tam bir uzmanlık sağlamalısınız. Bu diğer meslek grupları içinde geçerlidir. Mühendislik, işletmecilik, akademisyenlik… Fark etmeksizin bölümünüzde bir alanı iyice öğrenmenizi tavsiye ediyorum.

İş Deneyimi

Üniversite hayatınız boyunca öncelik dersleriniz olmalı elbette. Ancak yaz aylarında bir işte çalışmak ve iş hayatının aktifliğine katılmak size ileriki yıllarda ayrı bir özgüven kazandıracaktır. Bu nedenle yaz aylarında bölümünüze dair bir iş bulup çalışmanızı öneriyorum. Hem pratik olarak kendinizi geliştirmenin de tek yolu budur.

Staj Döneminin Değerlendirilmesi

Staj yapmış olmanız iş çevresi edinmenize ortam hazırlar. Bu sebeple stajı aksatmamanız ve olumlu bir imaj oluşturmanız sizin için önemlidir. Birinin sizi bir tanıdığına tavsiye etmesi veya size özel sektörde iş bulması girişkenliğinize bağlıdır. Kendinizi göstermeli ve alabildiğinizi almalısınız.

Üniversite İmkanlarından Faydalanmak

Üniversite size farklı kapılar açar. Kulüplere katılabilir ve kendinize bir hobi edinebilirsiniz. Bunun iş hayatınıza etki etmeyeceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü mülakat değerlendirmelerinde sizin sosyal aktivitelerdeki yeriniz ve ekip çalışmasına yatkınlığınız uğraşlarınızla ölçülecektir.

İki Yabancı Dil Bilmek

Şunu bilmenizi isterim ki İngilizce bilmek artık olumlu bir değer olarak görülmemekte. Ama İngilizceyi bilme seviyeniz işleri değiştirecektir. Üst düzey İngilizce öğrenmek ve bunun yanı sıra bir dile orta seviyede hakim olmak mükemmel bir artı olacaktır.

Eğer bu tavsiyelere uyarsanız işsizlik kaderiniz olmayacak. Her kurum nitelikli eleman arar ve her daim buna ihtiyaç duyar. Nitelikli bir eleman olarak kurumların karşısına çıkarsanız Türkiye’deki işsizlikle pek bir işiniz kalmayacaktır. Umarım hayat yolculuğunuzda güzel başarılar elde edersiniz.

Matematik Okumak | Sınav Tecrübem #20 | Ayşegül Yinanç

Merhaba arkadaşlar.

Ben Fırat Üniversitesi, Fen Fakültesi Matematik bölümü 2.sınıf öğrencisiyim. Öncelikle sizlere sınava hazırlanırken neler yaptığımı anlatmak İstiyorum.

Son sınıftayken çok yoğun bi ders programım vardı. Sabah dokuzdan akşam sekize kadar okulda olduğum çoktu. Ders bitiminde özel dersler, etutler, soru çözümleri çok yoğun bi şekilde ilerliyordu. Eve gittiğimde bir saat çalışıp uyumaya ancak fırsatım oluyordu.

Aslında ben eşit ağırlık öğrencisiydim ve eşit ağırlıktan hazırlanıyordum. Arada sırada denemeler çözerken fen sorularına da bakardım. Bir yılımı bu tempoyla geçirdim. Çok zordu tabi ki benim için. YGS matematiğe çok odaklanirdim, çok ağırlık verirdim. Matematik beni kurtarır diye düşünen öğrencilerdendim. Bir gün okuldaki hocam bana “YGS çok nankördür, verdiğini alamazsın. Artık LYS çalışmaya başlamalısın.” diye uyardı o zamanlar pek anlamamıştım ne demek istediğini hocamın. Ama gelelim ki ygs sınavında yaptığım nete. YGS’ye girmeden önce en son denememde 120 soruluk eşit ağırlık kısmında 103 neti görmüştüm. Tabi ben nasıl mutluyum anlatamam size işte sınavda bundan bi on net aşağısını yapsam yeter bana falan diyorum. Sınav günü geldi, o sınav kağıdını gördüğümde aklıma sadece hocamın söylediği sözler gelmişti.

Sonuç olarak beklediğim neti yapamadım. Özellikle de matematikte. Tabi bunda girdigim yılki sınavın zorluğu da etkilidir biraz. LYS’ye hazırlanmaya istek de kalmamıştı bu yüzden.

Eminim ki YGS sınavınız kötü geçerse – inşallah geçmez tabi ama -bu duyguya kapılacaksınız. Sonra bi şekilde toparladım. LYS çalışıyorum tam gaz, gerekli şeyler olmadıkça evden çıkmıyorum özel dersler hocalar, etütler…

Lys sınavına girdiğim günler çok daha farklıydı inanın ki çünkü LYS’de ne verdiysen onu alabiliyorsun. Tamamen bilgi soruyorlar biliyorsan yaparsın. Ben eşit ağırlık olduğum için eşit ağırlık sınavına öyle heyecanli girdim ki bi ara Kendimi kaybettim sanki kalp çarpıntılarımı tüm sınıf duydu belki de 🙂


Ben tüm alan sınavlarına girdim, sözel sayısal.. Hepsine. Sözelden istediğim bölümlerden tercih edilebilecek çok yer yok diye düşünüyordum ama yine de denedim. Sayısal sınavına girdiğimde çok rahattım çünkü benim alanım değil, kendimi denemek için girmiştim. Şansıma fen sınavı eşit ağırlıktan kolay geldi bana. Denemelerde çözdüğüm sorular. Lisedeki bildiklerim çıktı karşıma. Rahat olmamın çok etkisi vardı ama buna eminim. Tabi biraz da şansım yürüdü salladığım sorular da tutmuştu çünkü 🙂 İnanın hiç çalışmadan iyi netler yaptım fenden. Sonuç olarak şu an eşit ağırlıklı olarak sayısal bir bölüm okuyorum. Kazanmak işin en kolayı diyebilirim size, gelin bir de şimdi görün şans yetmiyor burda öyle söyleyeyim. Çok zor bir bölüm okuyorum. Eğitim fakültesi ile fen fakültesi arasında dağlar kadar fark var. Her şeyin ispatı ile uğraşmaktan sanki edebiyatçı gibi sayfalarca ispat ezberlemekten şimdiden yoruldum. Mesela en basiti hipotenus teoremi: Bir üçgen çizip iki kenarın karesini alıp karekök yapsanız buluyorsunuz siz ama biz o teoremi sayfalarca ispat ediyoruz bazen. Zorlamak istiyorsanız bizim bölüme gelebilirsiniz. 🙂 gideceğiniz bölümün gideceğiniz üniversite ile de çok alakası var buna da emin olabilirsiniz. Neden derseniz birkaç arkadaşım var başka üniversitelerde olan. Geçme notları 35 ve bölümlerinde bir tane Prof var. O yüzden pek de zorlamıyor hocalar. Tabi yine de bölüm zor olduğu için kalan çok. Mesela onlarda kontenjan bizimkinin üç katı, sanırım sınıflar 60kişilik. Ama gelelim ki bizim universitemize, bölümümüzde o kadar çok Prof o kadar çok mükemmel hocalar var ki nasıl zorlandığımı düşünün.

Altı dersim var dört tane hocam profesör. Geçme notumuz 50, sınıf ortalaması denen bir şey de var. Harf notunu çok etkiliyor sınıf ortalamamız. Bunları zaten üniversite hayatında yeterince öğreneceksiniz 🙂 Bizim kontenjandan bahsedecek olursak sınıfımızın 20 kişi olduğunu söyleyeceğim size 🙂 resmen lise gibi ders işliyoruz 🙂 Bunun sebebini bilmiyorum ama bizim okula alım çok az. O yüzden aldıkları öğrencileri ellerinden güzelce geçirmeye çalışıyorlar sağolsun hocalarımız. Çok başarılı hocalardan ders almanın egitimdeki kalite kelimesinin anlamını yaşamadan bilemezsiniz diyebilirim. Daha güzel yerlerde olmak isterdim ama şu an zor da olsa bölümümü çok seviyorum.

Matematik yüzyıllardır değişmeyen değerlerin adıdır. Eskimeyen, her bölüme girmek için lazım olan en güzel ders 🙂 önümüz çok açık en azından bunu bilerek ilerlemek çok güzel. Artık ülke şartlarının da siz hangi bölümde olursanız olun her yerde kendinizi geliştirmenizi gerektiriyor. İkinci sınıf olmama rağmen dershaneden teklifler gelebiliyor mesela. En güzel tecrübem de Şehit ve Gazi çocuklarına ücretsiz özel ders veriyorum. O kadar güzel hissediyor ki insan kendini devletine, milletine, öğrencilerine hayırlı işler yapmak çok çok güzel bir şey. Allah herkese istediği yere ulaşmayı nasip etsin inşallah 🙂

Hepinize gireceğiniz sınavlarda başarılar diliyorum. Asla pes etmeyin.

Ayşegül Yinanç

YGS Tarih Nasıl Fullenir? | Ekin Kazancı

ygs tarih nasil fullenir

Yükseköğretim geçiş sınavında tarih dersinden 17 soru sorulmaktadır. Sosyal alanından cevaplayacağınız 17 soru yalnızca sözel, dil ve eşit ağırlık öğrencileri için değil, sayısal öğrencileri için de büyük önem arz etmektedir. Peki, sizi binlerce rakibinizin önüne geçirecek bu 17 soruyu doğru cevaplamak için, tarih dersine nasıl yaklaşmalıyız?

YGS Tarih Nasıl Çalışılır?

Tarih dersine çalışırken, kısa notlar ya da konu özetli kitaplardan yararlanın.

Kalın kitaplardan, tüm konuları tek tek okumanız, büyük zaman kaybetmenize neden olacaktır.

Kısa anlatımlardan konulara çalışarak, konu hakkında fikir sahibi olduktan sonra, soru çözümüne geçin.

Soru çözümü sırasında, tarih dersi ile ilgili pek çok soru türünü görecek ve kavrayabileceksiniz.

Derine dalıp gereksiz zaman kaybı yaşamayın.

Az tekrar bol soru çözün. Bazı soru bankaları sürekli kendini tekrar ettiğinden dolayı çeşitli yayınlara bakın. Unutmayın önemli olan çok soru çözmek değil nitelikli soru çözmektir.

Soru gelme olasılığı yüksek yerlerden çalışın. Sorular daha çok Atatürk İlke ve İnkılapları ve Osmanlı tarihinden geliyor olması, tarihe yeterli zaman ayıramayanlar için çalışılması gereken en önemli yerler.

Sayısal puanlarına katkısı az olan bir ders olsa da yine de bu puan türü ile ilgili hazırlık yapacak adayların öğrenebilecekleri ve bazı sorularını rahatlıkla cevaplandırabilecekleri bir ders.

ygs tarih

Test Çözmede Dikkat Edilecek Noktalar

Öncüllü Tarih Soruları

Soruda verilmeyen hiçbir bilginin cevabı sizden istenmez. Bu soruları yorum gücünüz ile cevaplandırmanız gerekmektedir. Bol soru çözerek bu tarz sorularda yaşadığınız zorlukları aşabilirsiniz. Veya bu tarz sorularda seçenekleri eleyerek doğru cevaba ulaşabilirsiniz.

Bilgi Yoklayıcı Tarih Soruları

Bu tip soruları çözmek için sistemli tekrarlar önemlidir. Bilgileri kodlama yolu ile de kalıcı hale getirebilirsiniz. Kendinizde kodlamalar yapabilirsiniz. Ayrıca çabuk unutulacak bilgileri ders çalışırken görebileceğiniz bir yere küçük kâğıtlara yazarak asarsanız soruları çözerken hayalinizde gözünüzün önüne getirebilirsiniz.

Paragraf Tipi Tarih Soruları

Ön bilgi amacıyla verilip bizlerden yorum istenen sorulardır; bu sorularda paragrafla seçenekler arasında bağlantı kurulması gerekir böylece yorum gücümüz yoklanır. Bu tip sorularda sorunun köküne dikkat etmelisiniz. Soru metninde yer alan önemli kelimelerin altını çizin. Seçenekleri eleyerek yapabileceğiniz gibi sadece paragrafa odaklanarak soruyu cevaplandırabilirsiniz. Bol kitap okumanızda önemli bir husustur.

Kronoloji Soruları

Bu tarz sorular YGS de çok fazla çıkmıyor. Kronolojik tarihler çok çabuk unutulurlar. ÖSYM bu tarz sormaktan ziyade olayın mantığını sebep sonuç ilişkisini, bağlantıları, olayların sıralarını bilmemizi istiyor. Yani Amasya Görüşmelerinin 22 Ekim 1919 tarihinde olduğundan ziyade Erzurum Kongresinden sonra olduğunu bilmeliyiz.

Çıkmış Tarih Soruları

YGS tarih konuları yıllardır aynı, soracakları tüm konular belli bu yüzden yapacakları tek şey soru niteliğini değiştirmek, soruyu daha farklı nasıl sorabilirim? Diye düşünmek. ÖSYM’nin düşünme sistemini anlamak için mutlaka çıkmış sorulara bakılmalı. Sınava en az bir ay kala tüm soruları çözün.

Olmazsa Olmaz Tarihi Kavramlar

MİLADİ TAKVİM

Güneş yılı esasına dayanan bu takvimde bir yıl 365 gün, 6 saattir. “0” yılı başlangıç yılı olup, Hz. İsa’nın doğum tarihi olarak kabul edilir. Yüzyıl bir asır olarak kabul edilir. Her asır veya yüzyıl kendi içerisinde yarı asır, çeyrek asır olarak bölümlere ayrılır. ¥ MÖ yıllarda sayı büyüdükçe günümüzden uzaklaşılır. MS yıllarda sayı büyüdükçe günümüze yaklaşılır.

TARİHİ ÇAĞLARA AYIRMA

ygs tarihi caglar

Tarihte meydana gelen olayların incelenmesini kolaylaştırmak ve karşılaştırmasını yapabilmek için, tarihsel süreç çağlara ayrılmıştır. Tarih çağlara ayrılırken insanlığın gelişiminde değişimler ve yenilikler dikkate alınır. Bundan dolayı, Sümerler tarafından yaklaşık MÖ 3200’lü yıllarda yazının bulunması tarihi iki ana bölüme ayırmıştır.

ROMEN RAKAMLARI

Son günlerde denemelerde gördüğüm Osmanlı Devleti’nin XV. yüzyıldaki durumuyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır gibi sorular gördüğüm için hatırlatma amaçlı eklemek istedim. Romen yani Roma Rakamlarının mantığı, aslında oldukça basittir. Temel sayıları öğrendikten sonra sadece birkaç önemli kuralı bilmeniz yeterli olacaktır. Ð Bir Simgeyi yan yana olacak şekilde en fazla üç kere yineleyebilirsiniz, Sayıdaki Roma rakamlarıyla yazılan en büyük simge temel olarak alınır ve buna göre;  Eğer Bir Simge; kendinden daha büyük bir simgenin veya temel simgenin soluna gelirse çıkartılır,  Temel Simgenin sağındaki daha küçük olan simgeler ise toplanır. Bu şekilde temel simgenin hem sağına hem soluna daha küçük Roma rakamları getirilebilir ve farklı sayılar elde edilebilir, Özellikle 14, 21 YY. Arasındaki tarihleri bilmekte fayda var.

Yazımın sonuna gelirken, sizlerin ne gibi püf noktalara dikkat ediyorsunuz? Beğendiğiniz yerler neresi? Katılmadığınız yönler var mı? Yorumlara bırakırsanız mutlu olurum. Teşekkür ederim arkadaşlar, başarılar 🙂