İşe Geç Kalmak

işe geç kalma

Uyandığımda mutluydum. Saat sekiz civarıydı. Elimi yüzümü yıkadım ve tıraş oldum. Birazdan okuyacağınız e-postayı almamış olsaydım işimin onda başlayacağını düşünüyordum.

Good Morning Omer,

You were scheduled to open ET today, are you ok please contact Expo as soon as possible.

E.T. Store’un açılış saati yedi kırk beşti ve o an sekiz yirmi beşti. Vakit kaybetmedim. Yöneticimi aradım. Hemen gelmelisin yanıtını almamla birlikte kendimi çok kötü hissetmeye başladım.

Universal Studios’a başladığımdan bu yana ikinci geç kalışım olacaktı. İlki bir pazardı ve pazarları otobüs saatlerinin değiştiğini düşünmemiştim. Olur böyle şeyler babında beni üzmesine izin vermemiştim.

Ama ikinci kere geç kalacak olmam beni telaşlandırdı. Ne zaman ve nasıl iş kıyafetlerimi giyip yola çıktığımı hatırlamıyorum.

Kaldığım yerin önüne geldiğimde aklıma Uber çağırmak geldi. Uber sürücüsü nazik birisiydi ve halimi hatrımı sordu. Kötü olduğumu görünce bana yardım etmeye çalıştı. En azından arabayı elinden geldiğince hızlı sürdü.

Parkın girişinde arabadan indim ve güvenlik kontrolünden geçtikten sonra koşturarak Store’a geçtim. Önce yöneticimin olduğu yere uğramam ve kamerayı teslim almam gerekiyordu. Bu işlem için gittiğimde kamerayı başka birinin teslim alıp Store’u açtığını öğrenmem benim için bir hayal kırıklığı oldu. O an beni geri gönderecekler, buraya kadar boşuna geldim diye düşünmeye başladım. Neyse ki böyle bir şey olmadı ve işimin başına geçtim.

Geçici olarak gelen kişi yeşil ekran ve fotoğraf düzenleme işlemlerinden pek anlamadığı için ben gelir gelmez Store’u terk ederek normal yerine geçti.

Hala koşmaktan yorulmuş ve terlemiş vaziyetteydim. Bir zil sesi duydum telefondan gelen. Önce hangi telefon olduğuna karar veremedim çünkü çalıştığım yerde iki işyeri telefonu vardı. Bu telefonlardan sadece birisi biz fotoğrafçılar içindi. Biraz daha dikkat edince bizim için olan telefonun çaldığını fark ettim.

Arayan yöneticimdi ve nasıl olduğumu soruyordu. Ben ise geç kalmamla ilgili fırça bekliyordum!

O anda iyi bir yönetimde esnek olabilmenin ve insanların moralini yüksek tutmanın çok önemli olduğunu bizzat anladım.

Ayrıca benim çalışma saatlerimin düşük olmaması için de bugünkü çalışma saatimi artırdığını söyledi. Burada saatlik ücret üzerinden çalıştığımdan ötürü saat hesaplamaları benim için önemliydi.

Birisinin benim hatalı olduğum bir durumda beni düşünmesi moralimi yerine getirdi ve sıkıntılı halimden kurtuldum.

O gün çok neşeli bir şekilde çalıştım ve eminim benim bu ruh halim satışları da etkilemiş ve şirket daha fazla kazanmıştır. Helal olsun!

Eğer bu şekilde davranmasaydı muhtemelen bütün günüm zehir olacaktı ve ben bugün çalıştığım gibi enerji dolu bir şekilde çalışamayacaktım. Ayrıca bana ek çalışma saati de vermeyebilirdi. Çok ince bir davranıştı.

Beklenmedik iyilikler ve küçük sürprizler insanı nasıl da mutlu ediyor!

Yazar Hakkında

Kişisel blog şeklinde başlayan bu girişim ardındaki ekip sayesinde bir serüvene dönüştü.