LYS’den Kaçtan Kaça Çektim? #4 | 300K – ?K | Hüseyin Ali Akteke

lys kactan kaca cektim 300k

Arkadaşlar merhabalar;

Size YGS ve LYS tecrübelerimden ve bana neler kazandırıp neler kaybettirdiğinden bahsetmeye çalışacağım.

2013-2014 yıllarında lise son sınıftaydım. Artık herkese düşen sınav telaşı beni de iyice sarmıştı. Lise 3. sınıfın yarısına kadar boş geçirmiştim ki o döneme ait hiçbir bilgim yoktu. Adeta 3. sınıfta yeniden doğmuş liseye ilk defa gelmiş hissediyordum. Bir de sudan çıkmış balık gibi çaresiz ve yabancıydım liseye ve derslere. Sonra bir gün internette bir video izledim ve bu benim belki de miladım oldu diyebilirim. O videodan öğrendiğim belki basit bir iki cümleydi ama o cümleler benim için yeni bir hayatın habercisiydi sanki.

Ben öğrenmiştim ki;

geçmişe bahaneler bularak yaşamak, yaşamaktan korkmak, geleceğini çöpe atmak ve senin güçsüzlüğünün göstergesidir.

Bu cümleler bana iyi bir ders olmuştu ve sanki sudan çıkan balığın yeniden suya dönmesini sağlamıştı. Artık hemen bir orta ve hedef koymam gerekliydi. Bunun için de çok fazla zamanım yoktu ve ben de iki gün içinde belirlemiştim hedefimi. Psikolog olacaktım ve kendime bir yer açacaktım. Her ayrıntısına kadar belirlenmişti artık hedef. Şimdi geriye kalan ise hedefe giden o zorlu, karlı, yağmurlu, çamurlu olan yolda yıkılmadan yılmadan yürümekti. Bunun için gerekli gücü kendimde görüyordum. Ama önümde en önemli etken olan zaman vardı ve bu benim aleyhime işliyordu her geçen saniye. En yakın zamanda rehberlik hocam ile konuşup yolu da çizip zamanı ayarlamıştık. Belirdiğim programa uymaya özen gösteriyordum artık. Zaman su gibi akıp geçiyordu, YGS’ye 3 ay kalmıştı ve ben hala istediğim düzeyde değildim. Bu durum benim direncimi epeyce kırmıştı ve ben artık çalışmaları aksatmaya başlamıştım. Bir ay kadar böyle sürdü fakat sonra ‘’geçmişe bahaneler bularak yaşamak; yaşamaktan korkmak, geleceğini çöpe atmak ve senin güçsüzlüğün göstergesidir.’’ sözü aklıma dank etti. Ve kalan iki ayda öyle bir çalıştım ki artık istediğim noktaya gelmiştim. En azından ben öyle düşünüyordum. Ta ki YGS’ye girene kadar. Hiçbir şey hayal ettiğim gibi değildi. Kabus yeniden başlıyordu.

Sıralamam 300 bin küsur gelmişti.

İki haftalık bir bocalama evresine girmiştim. Bir rehberlik hocam beni çağırıp bana başarı hikayelerinden bahsedip “Senin bunlardan ne eksiğin var, bir başarı hikayesi de biz yazalım var mısın?” diye sorana kadar benim bende olmayan iki haftaydı. Sonra dedim ki tarihe ismimi yazmak benim elimde. İlerde ‘’BAŞARISIZ OLDUM’’ demek yerine ‘’ÖNÜME ÇIKAN HİÇBİR ENGEL BENİ YILDIRMADI ‘’demeyi seçmiştim. Artık yeniden çalışmaya başladım. Hep yeni yeniden dedim kendi kendime ve YGS’yi tamamen unuttum. Sadece LYS vardı aklımda artık. Kısa sürede büyük iş yapacaktım. Kararlıydım. Artık yoğun çalışma temposuna girmiştim yeniden ama kendime vakit ayırmayı sosyalleşmeyi de hiç ihmal etmedim. Her şey güzel gidiyordu ve güzel gittikçe kendime olan güvenim artıyordu. Sınava üç hafta kalmış tamamen deneme maratonuna başlamıştım. Girdiğim her sınav bana güven veriyordu. Sınava kadar motivasyonum üst düzey olmuştu çünkü ben inanmıştım ve inandığım şeyi yapıyordum. Sınavlarım çok iyi geçmişti. Bundan sonra tek yapacağım şey oturup sonuçları beklemek olacaktı. Ben de öyle yaptım. O gün geldi çattı. Sonuçlar açıklanmıştı. Ben şok olmuştum. İstediğim sonucu alamamıştım. Bu sonuç beni hayal kırıklığına uğratmıştı belki ama yine benim için bir başarı sayılırdı.

300 bin küsurdan 54 bin küsura girmiştim.

Belki size çok pollyanna gibi gelecek ama dedim ki; ‘

’Tarih beni şu an psikolog olarak anımsamayacak belki ama benim ismim olmadan da kapanmayacak.’’.

Şu an Sosyal Hizmet okuyorum. Evet ne hayal ettim ne buldum gibi oldu belki ama şimdi diyorum ki iyi ki psikoloji değil, Sosyal Hizmet okuyorum. Sormak istediğiniz şeyler olursa bana buradan ulaşabilirsiniz. Hepinize iyi çalışmalar diliyorum. Ayrıca sizlere “Sosyal Hizmet Okumak” ile ilgili bir yazı yazacağımın da sözünü veriyorum. Asla pes etmeyin, kendinize güvenin.

Görüşmek üzere,

Hüseyin.

LYS’den Kaçtan Kaça Çektim? #3 | 500K – ?K | Enver Okşaş

lys de kactan kaca cektım

Merhaba,ben Enver OKŞAŞ.
Lise hayatım çok eğlenceli geçmişti.Eğlenceli dediysem yani hiç ders çalışmıyordum. Son sene yeterince çalıştığımı düşünüyorum YGS’ye girdim sınav zordu sonuçlar açıklandı 280K… Bunun iyi bir sıralama olduğunu düşünüyordum. Tek eksiğim hangi mesleği istediğimi bilmiyordum ve yeterince stresliydim. Edebiyata lise hayatım boyunca hiç çalışmamıştım sınıfı geçecek kadar not alıyordum matematik desen yine aynı şekil. LYS’de önemli olanda bu ikisiydi zaten. Okyanusun ortasındaki motoru bozulan gemi misali neye çalıştığımı bilmeden dalgaların götürdüğü yere gidiyordum. LYS geldi çattı. Yeterince stresliydim içimde üniversiteyi kazanamama korkusu vardı. Sınavlar bitti rahattım takii sonuçları açıklanana kadar. 180K… Bu sıralamayla iyi yerlere gidemezdim tekrar aynı eziyeti de çekmek istemiyordum ama. Tekrar hazırlanmaya karar verdim.

Mezuna Kalmak

Yaz tatili bitmiş sınava yönelik çalışmalarım başladı.Geçen seneye nazaran rahattım hatta fazlasıyla rahattım.Düzenli olmasa da günlük ders tekrarı yapıp çalışıyordum ama konu seçiyordum sevmediğim konuların yüzüne dahi bakmıyordum.Tek eksiğim hedefti.

Okyanusa açıldım rotamı bilmeden bir o yana bir buna yana gidiyordum.

Hocalarımızın da desteğiyle kendimizi Ygs’ye motive ediyorduk. Sınav geldi çattı. Heycanlanmıyordum ama içimde çok güzel duygular vardı sanırım bu sefer olacaktı.Sınav başladı resmen ecel terleri döktüm içerde. Sınav bitti eve geldik ruh gibiydim ama umutsuz olmamalıydım.Hemen Lys’ye yönelik çalışmaya başlamam gerektiğini biliyordum ne yazık ki motive olamıyordum. Sınav açıklanana kadar günlerim böyle geçti çalışıyordum ama hiçbir şey anlamıyordum. Tabiri caizse o kara gün geldi ve sonuçlar açıklandı,500K!!

LYS Dönemi

Neye uğradığımı anlamadım. Tamam kötü geçmişti ama bu sıralamayı hakkettiğimi de düşünmüyordum. Böyle düşünmek ne yazık ki sıralamamı değiştirmiyordu. Sıra çevreme hesap verme zamanına geldi. Neden böyle olur anlamıyorum. İnsanlar daha çok motive etmesi gerekirken yerin dibine sokarlar! Umudumu kaybetmemeliydim ve ygs’de düşütüğüm hatalara düşmemeliydim bunun farkına varmak çok zamanımı almadı.Hemen sonuçların açıklandığı akşam ders çalışmaya başlamıştım ama bu sefer ne yaptığımı bilerek. Ailem,arkdaşlarım ve en önemlisi de kız arkadaşımın desteğiyle hedef belirledim,inandım. Şimdi ne yapmam gerektiğini biliyordum kendimi en iyi yere getirmek. Kimsenin inancını kırmaya hakkım yoktu çünkü. Ygs sıralamamı unuttum yine aynı şekil rahattım,başaracaktım farkındaydım. Zamanım geçen yıllara nazaran daha keyifli geçiyordu ne yapmam gerektiğini bilerek,inanarak çalışıyordum.Arkadaşlarımda bana bu konuda çok yardımcı oluyordu. Edebiyatı bitirmem üç ayımı aldı.Aynı zamanda matematikten de sorumluydum ama iddialı değildim.Lise hayatımda matematiği yapamazsın uğraşma fikri hakimdi. Üzerine gitme vaktim gelmişti.Öyle boş boş sorulara bakmak yerine karalıyordum sonuç yanlış çıkıyordu ama uğraşıyordum,hocalara sorup öğreniyordum. Artık matematikte yapıyordum,fazla değildi ama yapıyordum işte. Kendime güvenimi getirdi matematik sorularını çözmek. Hayatımda bazı olumsuzluklar olsa da bunu derslerime yansıtmamaya çalışıyordum ve öyle yaptımda. Sınavlar geldi çattı. Çok rahat bir şekilde edebiyat- coğrafya ve matematik-geometri sınavlarına girdim.Sınavlar biraz kötü geçmişti ama umudumu asla kaybetmedim.

110 K!

Sonuçlar açıklandı 110K!! Bu benim için kötü bir sonuçtu ama 500K dan çekmiştim. Şimdi Doğu Akdeniz Üni. Psikoloji öğrencisiyim. Burada olmamda emeği geçen aileme,arkadaşlarıma,hocalarıma ve o özel insana teşekkür ederim.

lys hedefilys hedefilys hedefi

Hedef!

Başarmak çok uzaklarda değil arkadaşlar.Tek yapmanız gereken kendinize bir hedef belirlemek. Sizi o hedefte görmek isteyen insanlar olsun çevrenizde,kırbaçlasınlar sizi. Yapamam korkusu olmasın içinizde mümkünse ne kadar rahat olursanız başarma şansınız da artacaktır.Biliyoruz ki sınavlar sadece bilgi değil dikkatte ölçüyor. Korkan,heycanlanan kimsede sınava odaklanamaz ve maalesef başaramaz. Unutmamanız gereken bir diğer husus ise günlük düzenli olarak konu ayırt etmeden programlı bir şekilde ders çalışmak. Ben yeterince uyamadığım için fazla çekemedim ama 500k dan 50k ya çekmek hayal değil… Umarım sizlere faydam olmuştur. Hayallerin hayal kalmasına izin vermeyecek arkadaşlarıma selam olsun.İyi günler dilerim.
Farkkettiniz mi bilmiyorum ama ilk başlarda sınav adlarını gözümde büyüttüğüm için büyük yazıyordum git gide küçüldüler gözümde. Ben,biz istedikten sonra sınavlar çok çok kolay basamaktır. 🙂

Hukuk Okumak | Sınav Tecrübem #16 | Şeyda Akbulut

hukuk okumak, sinav tecrubem

Merhaba arkadaşlar,

Ben Şeyda. Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2. sınıf öğrencisiyim. Sizlere naçizane bölüm seçerken dikkatli olmanız konusunda, artılarıyla eksileriyle hukuk okumaktan biraz bahsetmek istiyorum. Yazıda hazırlık aşamasından, bölümden ve sonrasında meslek hayatından ufak tefek bilgiler bulabilirsiniz. Kendi alanım elverdiği kadar kafanızdaki soru işaretlerini gidermek istiyorum, umarım başarabilirim. Öncelikle 11. sınıftan beri hedefim hukuk okumaktı; nitekim başardım da fakat üniversitede seçeceğiniz bölümün sadece adını ve diploması ile elde edeceğiniz mesleği bilmek yeterli olmuyor. Ortalama 4-5 yıl alakadar olacağınız ve geçmek zorunda olduğunuz dersleri, bu derslerin içeriğini de bilmek gerekiyor çünkü uzun zaman hayalini kurduğunuz şeye ulaşmaya çalışmak bir zulme dönüşebilir gerçekten istemediğiniz zaman.Hukuk okumak açısından bu böyle en azından benim tecrübe ettiğim kadarıyla. Eğer seve isteye yaparsanız okumayı seviyorsanız(roman okumak değil tabii ki kastettiğim hukuki dil ile kaleme alınmış ders kitapları) ve 5-10 kilo kitap taşımaya elverişli fiziksel özelliklere sahipseniz hukuk okuyabilirsiniz zannımca 🙂 ve hayır binlerce sayfalık kanunları ezberlemiyoruz tabii ki fakat öğrenmek zorundayız 🙂

Sizlerin öncelikli olarak cevap aradığınız şey hukuk nasıl kazanılır sorusu olabilir. Buna kısaca değinecek olursam kendi adıma çok fazla ders çalışan bir insan olduğumu söyleyemem ama zamanımı ders çalışmaya ayırdığımda maksimum verimi almak için çaba sarf ediyorum. Bu YGS-LYS çalışma dönemimde de böyleydi, hukuk derslerine çalışırken de böyle genelde (sınavdan önceki son geceyi ve sınav haftalarında sabahlamaları yoksayarsak). Bu işin püf noktası verim almakta bana göre, günde iki saat çalışıp on saat çalışan bir insandan daha başarılı olabilirsiniz bunu deneyimledim, sadece gerçek anlamda odaklanın ve öğrendiğinizi hissedin mutlaka ilerleme kaydedeceksinizdir. YGS ve LYS birbirine göre farklı şeyleri ölçen sınavlar, yani birinde başarısız olduğunuz takdirde asla diğerini yapamam şeklinde düşüncelere kapılmamalısınız. Örneğin YGS’den düşük puan alırsanız pes etmek yerine LYS’ye daha çok çalışmalısınız, 100-200 bin gibi çok buyuk farklar gösteren örnekler mevcut. Tekrar hukuka dönersek yıllık sistemde (hukuk fakültelerinin kimisi yıllık kimisi ise dönemliktir. Aradaki fark yıllık sistemde güz dönemi vize, bahar dönemi final olması; dönemlik sistemde ise her dönem bir vize bir final olmasıdır.) dersleri biriktirmeden düzenli çalışırsanız derste not tutup pratikleri iyi öğrenirseniz hiçbir sıkıntı yaşamadan geçersiniz ama maharet bunları yapmakta tabii ki, hukuk kazanacaklara şimdiden başarılar diliyorum. Okul bir şekilde bittikten sonra ise meslek hayatı var değerlendirmemiz gereken, eskiden “Hukuk mezunu işsiz kalmaz.”, “Hukukçu saygın ve zengin olur.” gibi toplumun oluşturduğu hukukçuların da tasdiklediği bir takım olgular vardı, şimdi halen var topluma yerleşmiş olarak ama  ister gerçek hukukçu olsun isterse sadece hukuk mezunu olsun bu meslekleri icra etmeye çalışan kesim günümüzde bu olgularla yeterince paralellik gösteremiyor maalesef. Mezunların sayıca çokluğu ve nitelik bakımından zayıflığı faktörlerini göz önüne alırsak iş imkanları da bir hayli kısıtlanmış oluyor doğal olarak. Ülke genelinde bu kadar çok hukuk fakültesi ve hukuk öğrencisi olması eğitim kalitesini de düşürüyor kanaatimce. Son olarak hukuk kazanmak ve gerçek bir hukukçu olmak istiyorsanız bunu sadece ismi havalı olduğu için değil hakkı, hukuku, adaleti savunmak için isteyin. Eğer bir yerde adaleti bulamıyorsak yokluğundan şikayet etmek yerine bizler tesis etmek için ne gerekiyorsa yapmalıyız. Bütün meseleleri objektif ve tarafsızca değerlendirip hakkaniyete uygun yorumlamalıyız. En önemlisi de insanlığımızı ve vicdanımızı kesinlikle geri plana atmamalıyız. Hukuk okumanın bütün gereklerini yerine getirirsek getirdiği karizmayı da layığıyla taşıyabiliriz diye düşünüyorum.

Hepinize başarılı ve adaletli bir ömür diliyorum. Teşekkürler.

LYS: Emek Olduğunu Unuttuk mu Yoksa?

YGS-LYS Hayaller

Bizim sevgimiz: geleceğimiz, sevgilimiz: YGS-LYS’ye selam olsun. Kıskanırlar sonra selam etmek gerek yakında kavuşuyoruz.

Bir Hikaye

4 Temmuz 1952 günü 34 yaşında bir kadın, Pasifik Okyanusuna dalarak, Catalina adasından, 21 mil batısında kalan Kaliforniya’ya doğru yüzmeye başladı. Eğer başarılı olursa, bunu yapan ilk kadın olacaktı. Adı Florence Chadwick olan bu yüzücü, Mans Denizi’ni her iki yönde gecen ilk kadındı.

O sabah su, vücudu uyuşturacak kadar soğuktu ve sis o kadar yoğundu ki, beraberindeki tekneleri güçlükle seçebiliyordu. Milyonlarca insan televizyonlarından onu izliyordu, köpekbalıkları ve dondurucu soğuğun etkisini hiçe sayarak 15 saat yüzdü. Yakındaki bir teknede bulunan annesi ve antrenörü, araya çok yaklaştıklarını ve devam etmesini söyledilerse de o, kendisini sudan çıkarmalarını istedi. Azimli yüzücü, Kaliforniya kıyısına yarım mil kala sudan çıkısının nedenini şöyle açıkladı:

Karayı görebilseydim, başarabilirdim! Vazgeçmesinin nedeni ne yorgunluk, ne de soğuktu. Tek neden, sis yüzünden karayı görememekti. Bu hayatin bir gerçeğiydi: Bir şeyi başarabilmek için, ortada gözle görülür bir hedef olmalıydı!

Hepimiz bir yol da yürüyoruz. Çoğumuzun bir hedefi var birçoğumuzun ise hala belirli bir hedefi yok. Sonunu biliyoruz: Başarı ya da başarısızlık. Fakat tek başarı bütün soruları doğru yapıp rakiplerimizin sıralamada önüne geçmek değildir. Herkes sınavlar sonuçlandıktan sonra bir karar verecek. Çoğumuz belki de bundan yıllar sonra neydim ne oldum diyecek bu kararlar sonucunda. Ama benim tavsiyem istediğiniz yolda hür bir şekilde ilerlemeniz neyi istediğinizi bilmeniz ve kendinden emin bir şekilde ben bunu istiyorum demeniz. Sizi işte en ön sıralara taşıyacak sorumluluklarınızın başında bu geliyor. Karar verme aşaması: ne olduğunuzu bilip ne olmak istediğinize karar vermeniz. İşte o zaman belki de cümleniz ilerde yarım kalmaz. Düşünün çok iyi bir yere geldiniz bunu hevesle anlatmanız için yaptığınız işi de o heves de yapıyor olmanız gerek. Bu paha biçilemez bir şey. Severek yaptığınız işi her daim anlatacak insan eş dost ararsınız. Çünkü içimize sığmaz sevgilerimiz mutluluklarımız taşar bazen.

pes etme otarikkoc

 

Sevgili Hayalim,

Tam da Drina Nehrinin ortasında bulunan o evdeyim. Kitabı mı yazıyorum. Yoruldum. Pes diyorum bazı kez. İçimdeki sesi susturmak için çabalıyorum. Sözlerini anlamadığım bir şarkı açtım dinliyorum. Bu böyle olmamalı derken arkamdan bir ses işitiyorum. Bu olamaz! Olması imkansız burası ulaşılması emek isteyen bir yer. Kim emek verir kim sadece kulağıma ‘PES ETME’ demek için gelir ki?  Evet var birileri. ‘Pes etme’ dedi bana. Gülümsedim. Koskoca bir tebessüme dönüştü yüzümdeki o hafif gülümseyiş. Daha sonra kahkaham uzun süre durmadı. Neden kim neden önemsesin ki emeğimi. Döndüm arkamı karşımda dimdik emek vardı. Evet emek veren Emek’ti. Benim için gelen benim emeğimi önemseyen emekti! Yanında da ondan bir iki santim kısa çok yakın arkadaşı olan Sevgi vardı. Baktım uzun uzun. Uzun uzun baktım. Özlemiştim. Evet artık ben koşuyorum Emeğime. Ben bırakmıyorum çünkü onun karşısında saygım sonsuz. Alın teri akıttı o; alın teri akıtan kişiye sonsuz saygı duyulmaz mı? İşte bende kendi emeğime sonsuz saygı besliyorum içimde her an yeşertiyorum. Koşarak sarıldım. Yapacağım tek şeyi yaptım. Ne onlar beni ne de ben onları bıraktım o saatten sonra. Drina Nehrinin ortasında dalgaların bile bize göz kırpıp yoluna gittikleri bu küçücük evde kışların aydınlık olduğunu gördü gözlerim. Işığımız umudumuzdu. Işığı gördüğüm sürece yürüdüm o yolda. Işık doğruydu ışık dürüstlüktü ışık kalpti ışık o kalbin içindeki emeğe sonsuz saygı duyup başarıcam deme arzusuydu…

Çalışmak sorumluluktur. Hedef belirlemek ise hayatınızda kendinize yapacağınız en büyük iyiliktir. Yılmadan çalışmak bir şeyleri değiştirmektir. Severek çalışmak ise geçen şu kısacık zamana sen benim elimden sevdiğimi alamazsın demektir. İşte girdiğimiz şu son düzlükte kendimize söz geçirebiliriz. Yola devam demeliyiz. Tek ilacımız: azim, devamlı ve disiplinli çalışma. Herkese başarılar…

Kaynakça

http://egiticihikayeler.blogspot.com.tr/2008/10/yzc.html?m=1

MF Bölümünden Hukuk Fakültesine | Sınav Tecrübem# 15 | Şeyma Yavuz

defter

Merhaba arkadaşlar,

Ben Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2. sınıf öğrencisiyim. Size sınav zamanı tecrübelerimi ve hukukla ilgili düşüncelerimi anlatmaya çalışacağım biraz.
İlk önce YGS dönemi ile başlayayım. Evet hukuk okuyorum ama YGS’den önce sayısaldım hem de Hacettepe Diş isteyen bir sayısalcı 😀 sonraları vazgeçmiştim FTR ve diyetisyenlik falan düşünmeye başlamıştım ta ki okulumuza hukukçu akademisyenler gelene kadar 🙂 o kadar etkilendim ki o gün, hukuk aklının ucundan bile geçmeyen ben ciddi ciddi acaba eşit ağırlıktan mi hazırlansam mı diye düşünmeye başladım. Hem de YGS’ye bir ay kalmışken 🙂 Hocalarımla konuştuktan sonra eğer gerçekten istiyorsam YGS’den sonra geçmenin daha mantıklı olacağına karar verdik. Ama YGS’de sayısal olarak mi eşit ağırlıkçı olarak mı hareket edeceğime karar veremedim ve sosyali çözeceğim diye matematik sorularının yarısını yapamadım. En büyük hatam oydu sanırım sınav döneminde. Size tavsiyem ister eşit ağırlık ister sayısal olun kesinlikle matematik sorularının hepsini çözmeden başka derse geçmeyin… Ben matematiği yarım bırakıp sosyal çözmek gibi büyük bir hata yaptım siz yapmayın :/ YGS için diğer önerilerimi de söyleyeyim, büyük ihtimalle bunları çok kez duymuşsunuzdur ama her hikaye insanda farklı bir etki bırakıyor, sınav dönemi psikolojisinde hele ki… Türkçe için her gün paragraf sorusu çözün 10 tane olsa bile çözün çünkü soru tarzı öğrenmek ve hızlanmak açısından çok işe yarıyor. Matematikte konu yoğunluğu çok yok YGS’de her gün soru çözmek gerekiyor ve mutlaka çözemediğiniz soruları birilerine sorup öğrenin çünkü sürekli yapabildiğin tarzda soru çözmek yerine farklı tarz sorular görüp yapamadıklarını öğrenmek daha mantıklı. Sosyal için çok tavsiye veremem ama tarihte falan ezberlemeniz gereken şeyleri not alıp görebileceğiniz bir yere asarsanız çok işe yarar diye düşünüyorum. Fen açısından da fizik genel olarak en zorlanılan ders oluyor ve kimse sevmiyor 😀 hatta bölüm degiştirenlerin başlıca sebebi oluyor. Ama fizik mantığını kavrayınca kolay bir ders bence. Formülleri nerede nasıl uygulayacağını bilirsen tamamdır. O formülleri de sürekli yazarak öğrenebilirsiniz. Her soruda kullandığınız formülü yeniden yazın, o şekilde pekişir zaten. Fizikte üç tane falan da sözel soru çıkıyordu yanlış hatırlamıyorsam. Onlar için de bir kaç kez konu tekrarı yeterli olur ???? Biyoloji de sayısalcıların sözel dersi ve sürekli tekrar isteyen bir ders. Biyoloji de not çıkarıp kendi notunuzdan çalışmanızı tavsiye ederim çünkü kendi yazdığınız şeyler daha çok akılda kalır. Kimya benim en sevdiğim dersti ???? hele organik kısmı en zevkli olan yeri bence 🙂 Kimyayı anlamaya ve sevmeye çalıştıkça yapabilirsiniz????(kimya sevgilinizmiş gibi oldu da neyse ) Lise 3’te elektroliz konusunu anlamamıştım ilk mesela. Sonra bir gün sadece o konuya çalıştım sadece onunla ilgili soru çözdüm ve sorularımı aynı gün sordum. O günden sonra anladım o konuyu. Anlamadığınız konuya özellikle vakit ayırın. Anlamadıklarınızdan, yapamadıklarınızdan kaçmak yerine üstüne gidin????. O dönemde ne kadar fazla soru çözersem kardır mantığı oluyor ya genelde ben ona karşıyım. Beş soru bile çözsen o gün o beş sorudan beş yeni şey öğrendiysen kardasın demektir diye düşünüyorum. O yüzden çok soru çözeceğim diye kendinizi kasmak yerine bu konuyu öğreneceğim diye kasın 🙂

Bir de LYS adına bir kaç şey söylemek istiyorum. LYS ye çalışırken edebiyat hukuk için en çok puan getiren ders biliyorsunuz ki. Eşit ağırlıkçıların da genel olarak sevdiği ders ayrıca. Edebiyatta en önemli kısım yazar-eser kısmı. Onu da kodlama yöntemiyle halledebilirsiniz ???? Her birini ayrı ayrı aklında tutmak zor bayağı ama kodlanırsa her şey daha kolay olur. Kodlamak derken baş harfleriyle kelimeler oluşturabilir ya da eserlerin isimleriyle hikaye tarzında şeyler yazabilirsiniz. En çok cumhuriyet dönemi yazar ve şairlerine çalışın 😀
Sınav dönemi bir kenara bırakıp tercih konusuna gelecek olursak istediğiniz bölümü gerçekten meslek olarak sevdiğiniz için istiyorsanız tercih edin yoksa en iyi bölüm oydu, adı vardı, ailem istedi vs. gibi sebeplerle gelip hayatınızı heba etmeyin. Basit bir şey yapmıyorsunuz. Yapacağınız tercih artık hayatınızı belirleyecek. O yüzden gerçekten nerede mutlu olacağınıza iyi karar verin ve orayı tercih edin ???? .
Hukuk belki eşit ağırlığın en iyi bölümü ama sırf en iyi bölüm diye puanınız tuttu diye gelmeniz çok saçma. Sevmeyen bir insan için o kadar sayfa kitaba çalışmak eziyet gibi gelir zaten. Herkesin söylediği gibi zor bir bölüm hukuk evet ama çalışınca yapabilirsiniz. Önemli olan sevdiğiniz şeyi yapıyor olmanız. Belki derslere çalışırken mutlu olmayacaksınız ama sırf istediğiniz meslek için bunlara katlanmaya değer diyebilirsiniz. Ya sevmeden sadece iyi bölüm diye geldiyseniz o zaman ne yapacaksınız ?
O yüzden sözlerime son verirken tekrar değinmek istiyorum arkadaşlar sevdiğiniz işi yapın, sevdiğiniz yerde olun, sevdiğiniz bölümü tercih edin.

Hepinize başarılar diliyorum, sevgi ile kalın.